AB'nin yüzde 70 şartı Türk otomotivini ilgilendiriyor
AB, teklif kapsamında belirli desteklerden yararlanacak araçlarda yüzde 70 AB menşeli bileşen şartı öngörüyor. Saim Aşçı, Türkiye’nin yeni model ve tedarik yatırımları için kalıcı güvence istemesi gerektiğini söyledi.

Avrupa Komisyonunun Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act-IAA) teklifi, Türkiye’deki otomotiv üretimini, yeni model yatırımlarını ve parça tedarikini etkileyebilir. İstanbul Ticaret Odası (İTO) 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, düzenlemenin henüz yasama sürecinde olduğunu belirterek Türkiye’nin gelecekteki yatırımlar için de güvence elde etmesi gerektiğini söyledi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre Türkiye, 2026’nın ocak-eylül döneminde 31 milyar 145 milyon dolarlık otomotiv ihracatı yaptı. Bunun 22 milyar 948 milyon dolarlık kısmı Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gönderildi; AB’nin ihracattaki payı yüzde 73,7 oldu. Bu oran 2025’in tamamında yüzde 72,5’ti.
Yeni model yatırımları için güvence talebi
Aşçı, otomotiv yatırımlarına ilişkin kararların üretim başlamadan yıllar önce verildiğine dikkat çekti. Türkiye’de üretimin hangi koşullarda destekleneceği konusundaki belirsizliğin yatırımların maliyetini artırabileceğini belirten Aşçı, “Bir üretici yeni modelinin yerini seçerken müşterisinin hangi teşviklerden yararlanacağını da hesaplar. Türkiye'de üretimin gelecekte hangi şartlarla destekleneceği belirsizleşirse, bu belirsizlik yatırım masasına maliyet olarak girer. Bizim önceliğimiz, bir sonraki modelin ve yeni teknolojinin Türkiye'de üretilebilmesini güvence altına almak olmalı.” dedi. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği ACEA’nın Türkiye ve Fas’taki üye faaliyetlerinin düzenlemenin coğrafi kapsamına alınması yönündeki yaklaşımına değinen Aşçı, mevcut yatırımların korunmasının yeterli olmayacağını kaydetti. Yeni batarya tesislerinin, bağımsız Türk tedarikçilerinin ve gelecekte üretilecek araç modellerinin de güvence kapsamına alınmasını istedi. Türkiye için yeni yatırımlarda öngörülebilir ve adil koşullar oluşturulması gerektiğini belirtti.
Teklifte yüzde 70 AB menşei koşulu
Avrupa Komisyonunun 4 Mart 2026 tarihli teklifinde, belirli kamu alımları ve desteklerden yararlanacak araçlar için üretim yeri ve bileşen menşeine ilişkin şartlar bulunuyor. Araçların AB içinde monte edilmesi ve batarya hariç bileşenlerin toplam fabrika çıkış değerinin en az yüzde 70’inin AB menşeli olması öngörülüyor. Batarya hücreleri dâhil başka bileşen koşulları da yer alıyor; üreticilerin menşe ve değeri tedarikçi belgeleriyle doğrulaması gerekiyor. Şartlar özellikle tam elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve yakıt hücreli araçları kapsıyor. Aşçı, Türkiye’nin düzenlemeye tam ve kalıcı biçimde dâhil edilmesinin yeni model, batarya ve elektronik yatırımları açısından gerekli olduğunu söyledi. Türkiye kapsam dışında kalırsa yeni projelerin AB’deki tesislere kayabileceğini, Türk tedarikçilerin parça siparişlerinde baskı görebileceğini belirtti. Ticaret Bakanlığının, Türk otomotiv sanayisinin düzenlemenin tüm hükümleri kapsamında değerlendirilmesi için girişimlerini sürdürdüğünü hatırlatan Aşçı, siyasi görüşmeler ile nihai yasal güvencenin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’ye yatırım yapan markaların yerli tedarikçileri geliştirmesi, mühendislik kapasitesi oluşturması ve çalışanları yeni teknolojilere hazırlaması gerektiğini kaydeden Aşçı, yatırımların üretim tesisi kurmakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Otomotiv satış sonrası sektöründe de elektrikli araç teşhisi, batarya onarımı ve elektronik parça yetkinliklerinin geliştirilmesine dikkat çekti.


