Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, mevsim geçişlerinde sıkça karıştırılan enfeksiyon ve alerji belirtilerini ayırmada ateşin kritik bir rol oynadığını belirtti.
Okulların açılmasıyla artan riskler
Okulların açılmasıyla çocukların daha kalabalık ortamlarda bulunması, temasın artması ve viral enfeksiyonların yayılma hızının yükselmesi, bazı sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Sonbahar aylarında polenlerin de etkisini sürdürmesiyle burun akıntısı, hapşırma, göz kızarıklığı ve kaşıntı gibi şikayetler hem enfeksiyon hem de alerji kaynaklı olabiliyor.
Ateşin belirleyici rolü
Prof. Dr. Nacaroğlu, özellikle ateş, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrısı gibi belirtilerin viral enfeksiyonlara işaret ettiğini söyledi. Alerjik hastalıklarda ise genellikle ateş görülmediğini vurgulayan Nacaroğlu, "Ateşin yanı sıra boğaz ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, bazen kusma ve ishal gibi durumlar varsa, burada daha çok viral bir enfeksiyon olabilir. Ateş ve boğaz ağrısı yoksa, sabah kalktığında hapşırık, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı varsa, bu durumda saman nezlesi, yani alerjik nezle olabilir." şeklinde konuştu.
Alerji astıma dönüşebilir
Sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde polen alerjilerinin yoğunlaşabildiğini belirten Nacaroğlu, sabahları artan belirtilerin alerjiye işaret edebileceğini söyledi. Alerjinin tespitinde kullanılan deri testlerinin kolay ve ağrısız olduğunu dile getiren Nacaroğlu, bu testlerle polen, çayır, çimen veya evcil hayvan alerjilerinin belirlenebildiğini ifade etti. Bazı çocuklarda alerjenlere maruziyetin astıma dönüşebileceğini hatırlatan Nacaroğlu, şikayetleri devam eden çocukların takip edilmesi gerektiğini ve alerjen immünoterapi ile bu durumun önlenebileceğini ekledi. Çocuklarda düzenli uyku ve sağlıklı beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.





