Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, New York İklim Haftası'nda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin düzenlediği İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Kurum, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesinde alınan kararların sahada hayata geçirilmesine odaklanacaklarını vurguladı. Bu çerçevede, deprem bölgesinde inşa edilen enerji verimli ve iklim dirençli konutları, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığının bir göstergesi olarak sundu.
Deprem konutları örnek gösterildi
Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını, COP31'in "uygulama" hedefini açıklamak için bir örnek olarak kullandı. İki yıl içinde tamamlanan ve hak sahiplerine teslim edilen 455 bin konutun, Sıfır Atık uyumlu ve iklim dirençli niteliklere sahip olduğunu belirtti. Bu yeni konutlarda, önceki yapılara kıyasla enerji kullanım yoğunluğunda yüzde 39'luk bir azalma kaydedildiğini ifade etti. Kurum, "Artık yeteri kadar konuştuk, istişare ettik, kararlar aldık. Dünya artık bizden uygulamayı bekliyor. İcraatı bekliyor, neticeyi bekliyor, sonucu bekliyor" sözleriyle, küresel iklim eylemlerinde somut adımların atılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin COP31'i "Uygulama COP’u" olarak tanımlamasının temel amacının, önceki iklim zirvelerinde alınan kararların fiili sonuçlara dönüştürülmesi olduğunu kaydetti.
COP31 için altı hedef belirlendi
Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında 2035 yılına kadar ulaşılması planlanan altı ana başlığı da kamuoyuyla paylaştı. Bu hedefler arasında küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesi, atık artışının yarıya indirilmesi, bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun yüzde 25 azaltılması ve döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15'e çıkarılması yer alıyor. Ayrıca, iklim farkındalığının artırılması ve bir "İklim Uygulama Köprüsü" oluşturulması da gündemin diğer önemli maddeleri arasında bulunuyor. Kurum, bu hedeflerin başarıyla hayata geçirilmesi durumunda küresel emisyonların yüzde 20 oranında azaltılabileceği öngörüsünde bulundu. Adil geçiş sürecinde, ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri gibi farklı koşulların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, tek tip çözümler yerine, her ülkenin kendi şartlarına uygun modeller geliştirilmesinin önemine işaret etti. Finansman ve teknoloji paylaşımının, iklim hedefleri ile ülkelerin bu hedefleri uygulama kapasiteleri arasındaki farkı kapatmada kilit rol oynayacağını belirtti. Enerji dönüşümünün, sanayi dönüşümü, istihdam, üretim ve sosyal politikalarla bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ekledi. Türkiye, COP31'e 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da ev sahipliği yapacak ve başkanlığını yürütecek.





