Denizolgun dosyası: İki yeni iddianame düzenlendi
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili soruşturmada, otopsi kayıtlarındaki çelişkiler ve özel doktorun ifadesindeki farklılıklar nedeniyle iki yeni iddianame hazırlandı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftliğinde hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturmada, tam 10 yıl sonra iki ayrı iddianame hazırlandı. Bu belgeler, olayın aydınlatılmasına yönelik yeni adımlar olarak öne çıkıyor.
Otopsi kaydı tartışmaları ve çelişkiler
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ilk iddianame, otopsi görüntüleriyle ilgili yaşanan yazışmalardaki tutarsızlıkları mercek altına alıyor. Başsavcılık, 2026 yılında Adli Tıp Kurumu'ndan Denizolgun'un otopsisine ait video kayıtlarını talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtta video kaydının mevcut olmadığı belirtildi. Ancak, 18 Ağustos'ta Denizolgun'un mezarının açılmasına yönelik fethi kabir kararı alındıktan hemen sonra, aynı gün Adli Tıp Kurumu'ndan şaşırtıcı bir açıklama geldi: Otopsi videosunun bulunduğu ve kayıtların Başsavcılığa gönderildiği duyuruldu. Bu durum, süreçteki belirsizlikleri artırdı.
Özel doktorun ifadesindeki farklılıklar
İkinci iddianame ise, olayın yaşandığı tarihte özel doktor olarak görev yaptığı belirtilen Nurettin Demirkol hakkında hazırlandı. Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde savcılığa verdiği ifadesinde, Denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve ölümüyle ilgili herhangi bir şüpheli durum gözlemlemediğini belirtti. Ancak savcılık, 155 acil çağrı kayıtları ve diğer belgelerle yaptığı incelemelerde bu ifadeyle çelişen bulgulara ulaştı. Demirkol, 2026'daki ifadesinde Denizolgun'un vücudunda kan görmediğini söylerken, 2016 tarihli olay yeri tutanağında kan sızıntısı olduğunun kaydedildiği ortaya çıktı. Bu önemli çelişkiler nedeniyle savcılık, Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçlamasıyla bir kamu davası başlattı. Her iki iddianame de 2 Ekim 2026 tarihi itibarıyla tamamlanmış durumda.


