Kılıçdaroğlu'ndan parti içindeki yolsuzluk iddialarına yanıt
Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında yolsuzluk iddialarına sert tepki gösterirken, toplumsal barış ve adaletin önemine vurgu yaptı. Parti içindeki disiplinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'de düzenlediği grup toplantısında gündemdeki çeşitli konulara değindi.
Adalet ve toplumsal barış vurgusu
Kılıçdaroğlu, toplantıda çiftçilerin ekonomik sıkıntıları, yargının bağımsızlığı ve belediye başkanlarının parti değiştirmesi gibi konuları gündeme getirdi. Toplumsal barışın sağlanması için hukukun önemine dikkat çekerek, “Silahların susması barış için yeterli değildir. Hukukun konuşmaya başlaması lazım” ifadesini kullandı.
Cizre'nin stratejik önemi
Şırnak, İdil ve Cizre ziyaretleri hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, bölge halkının çözüm sürecine dair umut dolu ancak temkinli bir yaklaşım sergilediklerini aktardı. Cizre'nin lojistik açıdan kritik bir merkez olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, doğalgaz hattı çekilmesi ve Nusaybin Sınır Kapısı'nın açılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bölgedeki eğitim sorunlarına da dikkat çekerek, karşılaştığı bir kız çocuğunun okula gitmekte zorlandığını ve bu durumu ilgili makamlara ileteceğini belirtti.
Gazetecilik özgürlüğü ve tarım sorunları
Kılıçdaroğlu, basın özgürlüğü konusuna da değinerek gazetecilerin tutuklanmaması gerektiğini vurguladı. Anayasa Mahkemesi'nin Tayfun Kahraman ile ilgili kararına atıfta bulunarak, onun serbest bırakılması çağrısında bulundu. Tarım sektöründeki zorluklara da geniş bir yer ayıran Kılıçdaroğlu, zeytin ve limon üreticilerinin yaşadığı ekonomik baskıları dile getirerek, çiftçilerin haklarını aramaya çağırdı.
Parti içindeki disiplin ve yolsuzluk mesajı
Kılıçdaroğlu, parti içindeki kurallar ve ilkeler hakkında sert bir dil kullanarak, “Kirli adamın, şaibeli adamın CHP’de yeri yoktur” dedi. CHP'li belediye başkanlarının ayrıştırıcı olmamaları gerektiğini vurguladı ve liyakat, mali disiplin gibi temel ilkelere uymaları gerektiğini belirtti. Kamu kurumlarındaki “fon vurgunu” iddialarını bir “devlet krizi” olarak nitelendirerek, bu konunun takipçisi olacaklarını ve yolsuzluk yapan bürokratların görevden alınmasını talep etti.


