• Ziraat Bankası Reklam
SAĞLIK

Kolon kanserinde erken teşhis hayat kurtarır

Kolon kanseri, erken evrelerde belirti vermese de, dışkıda kan gibi uyarıcı işaretler taşıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kartal, yaşam tarzı faktörlerinin riskini artırdığını ve kolonoskopinin erken teşhisteki önemini vurguluyor.
Haber Merkezi
Haber Merkezi
2 dk Sesli Dinle
Kolon kanserinde erken teşhis hayat kurtarır

Kolon kanseri, yaş ilerledikçe daha sık görülse de, son dönemde 50 yaş altı bireylerde de artış gösteriyor. Bu durum, hastalığın erken teşhisi ve düzenli takibin önemini daha da belirgin hale getiriyor.

stelyum yapı

Risk faktörleri ve yaşam tarzı etkileri

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulcabbar Kartal, kolon kanserinin kalın bağırsak hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle başladığını ve bu süreçte genetik yatkınlık, aile öyküsü gibi faktörlerin rol oynadığını belirtti. Kartal, özellikle işlenmiş etler, aşırı kırmızı et tüketimi, obezite, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol gibi alışkanlıkların hastalığın riskini artırdığını vurguladı.

Göz ardı edilmemesi gereken belirtiler

Hastalığın erken evrelerinde sessiz kalabilmesi, belirtilerin fark edilmesini zorlaştırabiliyor. Ancak dışkıda kan görülmesi, bağırsak alışkanlıklarında ani değişiklikler, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli karın ağrısı gibi şikayetler ciddiye alınmalı. Prof. Dr. Kartal, bu tür belirtilerin mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle dışkıda kanın ihmal edilmemesi gereken bir uyarı işareti olduğunu ifade etti.

ALTUN REKLAM

Kolonoskopinin vazgeçilmez rolü

Kolon kanserlerinin önemli bir kısmının poliplerden köken aldığını belirten Prof. Dr. Kartal, kolonoskopinin bu poliplerin erken tespit edilip çıkarılmasında kritik bir yöntem olduğunu söyledi. Dışkıda gizli kan ve DNA testleri tarama amaçlı kullanılsa da, kesin teşhis için kolonoskopinin şart olduğunu ve test sonucu pozitif çıkan herkesin bu işleme tabi tutulması gerektiğini ekledi. Kartal, tedavi sürecinin hastalığın evresine göre şekillendiğini, erken evrelerde cerrahinin, ileri evrelerde ise cerrahi ve ilaç tedavilerinin bir arada uygulandığını belirtti. Ayrıca, tümörün moleküler özelliklerinin incelenerek hedefe yönelik tedavilerin ve immünoterapinin değerlendirilebildiğini ve tedavi sonrası düzenli takibin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş