• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ

KTO Başkanı Gülsoy: 2027 asgari ücreti dengeli olmalı

KTO Başkanı Gülsoy, Türkiye ekonomisindeki nakit sıkışıklığına ve personel maliyetlerine dikkat çekerek, 2027 asgari ücretinin çalışan ve işveren dengesini gözeteceğini söyledi.
Haber Merkezi
Haber Merkezi
4 dk Sesli Dinle
KTO Başkanı Gülsoy: 2027 asgari ücreti dengeli olmalı

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2027 yılı asgari ücret beklentileri, makroekonomik veriler, reel sektördeki nakit sıkışıklığı, faiz oranları ve artan sabit maliyetler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gülsoy, piyasadaki mevcut durumun ticaret ve sanayi için kritik bir aşamaya geldiğini belirterek, “Ticaret erbabı olarak sahadaki en büyük mücadelemiz, yalnızca fiili maliyet artışlarıyla değil, kontrolü çok daha zor olan beklenti enflasyonu iledir” dedi.

ALTUN REKLAM

Asgari ücretin tek seferde artışı fiyatlara yansıyor

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Ekim ayı enflasyonunun aylık yüzde 2,58, yıllık ise yüzde 29,77 arttığını hatırlatan Gülsoy, asgari ücretin yılda bir kez artırılmasının piyasada korumacı bir refleks yarattığını söyledi. İşletmelerin, yılbaşında oluşacak yaklaşık yüzde 30'luk asgari ücret maliyet artışını Ocak ayında fiyatlara yansıtmak yerine, nakit akışlarını korumak için bu yükü Kasım ve Aralık aylarından itibaren parça parça fiyatlara yansıttığını ifade eden Gülsoy, “Bu erken fiyatlama refleksi son çeyrek enflasyon rakamlarını suni biçimde tırmandırmaktadır. Bu noktada, erken fiyatlama baskısını engellemek adına asgari ücret vergi indirimi veya sağlanacak desteklerle ilgili açıklamaların şimdiden, vakit kaybetmeksizin yapılması elzemdir” diye konuştu.

Personel maliyetleri işletmeleri zorluyor

İş dünyasının mevcut istihdamı korumakta bile zorlandığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bugün iş dünyamız bırakınız yeni istihdam sağlamayı, mevcut istihdamı korumakta dahi zorlanmaktadır” dedi. Asgari ücretin 35.000 - 37.500 TL civarında olması durumunda, sigorta, kıdem tazminatı karşılığı ve diğer yasal yüklerle birlikte bir çalışanın işletmeye toplam maliyetinin 50-55 bin lira seviyelerine çıktığını belirtti. Bu durumun, 10 kişi çalıştıran küçük bir esnaf için aylık 550 bin, 100 kişi çalıştıran küçük-orta ölçekli bir sanayici için ise aylık 5.5 milyon liralık personel gideri anlamına geldiğini vurguladı. Gülsoy, son yıllarda işletmelerin belini büken ana maliyet kalemi sabit maliyetler olup, bunun en büyük payını personel giderlerinin oluşturduğunu ekledi.

Finansmana erişim ve fon krizi

Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 36'ya çekerek kontrollü bir gevşeme süreci başlattığını ancak piyasadaki fiyatlama katılığı nedeniyle faiz indirimlerini yavaşlatmak zorunda kaldığını belirten Gülsoy, yüksek faizlerin iş dünyasına yüksek ticari kredi maliyetleri ve kredi daralması olarak geri döndüğünü söyledi. Finansmana erişimdeki engelin, esnafın ve KOBİ'lerin yatırım ve işletme sermayesi döngüsünü baskıladığını ifade etti. Yatırım fonlarında ortaya çıkan ve reel sektörü de etkilemeye başlayan fon krizinin, 3 bine yakın şirketin 116 milyar lirayı aşan işletme sermayesini kilitlediğini dile getiren Gülsoy, “Ticaret erbabının üretime, hammaddeye ve istihdama dönüştüreceği bu devasa rakamların sistemde kilitlenmesi, nakit akışlarına zarar vermiş; ticari vadelerin kontrolsüzce uzamasına ve tahsilat krizlerine yol açarak esnafın operasyonel kabiliyetini zayıflatmıştır” dedi.

Likidite şoku günlük harcamalara kadar indi

Likidite kilitlenmesinin sadece şirket sermayelerini değil, gayrimenkul veya araç almayı planlayan vatandaşın parasını da kilitleyerek ekonominin iki lokomotif sektörünü durma noktasına getirdiğini belirten Gülsoy, otomotiv pazarının Mayıs ayından beri daraldığını, konut satışlarının gerilediğini ve ikinci el konut satışlarının düştüğünü söyledi. Bu likidite şokunun, zincirleme bir reaksiyonla vatandaşın günlük harcamalarına kadar indiğini ifade eden Gülsoy, yeme-içme sektöründe kartlı işlem sayısının gerilediğini ve düğün gibi organizasyonlarda iptallerin konuşulmaya başlandığını aktardı. Gülsoy, hem bireysel yatırımcıların hem de şirketlerin bu yatırım fonlarındaki ödemelerinin bir an önce tamamlanmasının piyasaları rahatlatacağını belirtti.

2027 asgari ücreti dengeli olmalı

Aralık ayında başlayacak 2027 yılı asgari ücret belirleme süreci öncesinde kamuoyunda yüzde 30 civarında artış ve net 35.000-37.500 TL arası rakamların konuşulduğunu hatırlatan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, çalışanların satın alma gücünün korunmasının önemini vurguladı. Ancak krizlerin erittiği şirket sermayeleri ve yüksek sabit maliyetler göz önüne alınarak ekonomi yönetiminin acil adımlar atması gerektiğini savundu. Gülsoy, “Bu kapsamda; maaş zamlarının oranından ziyade işveren üzerindeki vergi ve SGK yükünün radikal şekilde hafifletilmesi, sermayesi daralan firmalar için işveren asgari ücret desteğinin piyasa gerçeklerine uygun seviyelere yükseltilmesi ve ücret artışlarının yaratacağı maliyet şokunun, üretimi ve istihdamı aksatmayacak bölgesel ve sektörel teşviklerle dengelenmesi şarttır” dedi. Kayseri iş dünyası olarak enflasyonla mücadeleyi desteklediklerini belirten Gülsoy, 2027 asgari ücret artışının hem çalışanları enflasyona ezdirmeyip hem de işverenin rekabet gücünü koruyacak bir dengede buluşmasının en büyük temennileri olduğunu söyledi. Ayrıca para piyasası kurulunun yıllık 8 toplantı yerine her ay toplanarak faizleri düşürme çağrısını yineledi.

Bu Yazıyı Paylaş