Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan Malazgirtli Jeolojik Analiz Uzmanı Murat İnanoğlu, Türkiye'nin afet yönetiminde reaktif yaklaşımlardan proaktif risk yönetimine geçmesi gerektiğini vurgulayarak kapsamlı bir "Dirençli Şehirler" çağrısı yaptı.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan İnanoğlu, depremin büyüklüğünü durdurmanın mümkün olmadığını ancak doğru şehir planlaması ve mühendislik çözümleriyle afet risklerinin minimize edilebileceğini belirtti.
"Yalnızca Enkaz Kaldırmak Değil, Enkaz Oluşumunu Önlemek Esastır"
Jeolojik Analiz Uzmanı Murat İnanoğlu, 21. yüzyıl afet yönetiminde temel sorunun "afet anında yapılan müdahale" değil, "afet öncesinde alınan tedbirler" olması gerektiğini ifade etti. Şehirlerin dirençli hale getirilmesi için zemin ve yapının bütünsel olarak değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken İnanoğlu, şu kritik noktalara değindi:
- Ulusal Zemin Bilgi Bankası: Yıllardır üretilen devasa jeolojik ve jeoteknik verilerin tek bir merkezde toplanarak "Parsel Bazlı Dijital Zemin Kimliği" sistemine dönüştürülmesi gerekliliği.
- Bütünleşik Afet Modeli: Afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçlerin birbirinden bağımsız değil, tek bir senaryo ve simülasyon üzerinden yönetilmesi.
- Teknolojik Karar Destek Sistemleri: Yapay zekâ, dijital ikizler ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak gece-gündüz, yaz-kış gibi farklı parametrelerde afet anı simülasyonlarının yapılması.
- Kritik Altyapı Güvenliği: Hastane, enerji, ulaşım ve haberleşme hatlarının olası bir afette kesintisiz çalışabilmesi için "Süreklilik Analizleri"nin tamamlanması.
- Mahalle Ölçeğinde Hazırlık: İlk 72 saatlik kritik süreçte yerel toplulukların kendi kendine yetebilmesi adına mahalle düzeyinde lojistik ve ilk yardım organizasyonlarının kurulması.
"Gelecek Nesillere Karşı Kamusal Bir Sorumluluk"
Şehirleşme kararlarının kısa vadeli planlarla yürütülemeyeceğini belirten Murat İnanoğlu, Türkiye için 50 ve 100 yıllık dinamik dirençlilik planlarının hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.
Gerçekleştirilecek bilimsel dönüşümün kayıpları önlemedeki tek yol olduğunu belirten İnanoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Bir ülkenin afetlere karşı gerçek gücü, enkaz altından kaç insan çıkardığı kadar; bilim, veri ve doğru planlamayla kaç enkazın oluşmasını önleyebildiğiyle ölçülmelidir. Depremi durduramayız ancak ihmali azaltabilir, riski yönetebilir ve insanımızı koruyabiliriz. 17 Ağustos’u unutmadığımızı göstermenin tek yolu, aynı acıların tekrarlanmayacağı dirençli bir Türkiye'yi inşa etmektir."





