• Ziraat Bankası Reklam
SAĞLIK

Mamografi hakkında 4 yanlış bilgi

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, mamografi hakkında 4 yanlış bilgiyi düzeltti: Aile öyküsü olmasa da tarama şart, radyasyon düşük dozda, sıkıştırma kansere yol açmaz, ultrason mamografinin yerini tutmaz.
Haber Merkezi
Haber Merkezi
2 dk Sesli Dinle
Mamografi hakkında 4 yanlış bilgi

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, meme kanserinin erken teşhisinde kullanılan mamografi hakkında toplumda yaygın olan dört yanlış bilgiyi paylaştı. Ailede meme kanseri öyküsü olmamasının tarama gerekliliğini ortadan kaldırmadığını belirten Sarıca, ultrasonun da mamografinin yerini alamayacağını vurguladı.

ALTUN REKLAM

Aile öyküsü taramayı gerektirir mi?

Doç. Dr. Sarıca, ailede meme kanseri geçmişi olmayan kişilerin mamografi çektirmesine gerek olmadığı yönündeki yaygın inanışın yanlış olduğunu söyledi. Yeni teşhis konulan meme kanseri vakalarının yüzde 80 ila 85'inde aile öyküsünün bulunmadığını aktaran Sarıca, tarama ihtiyacının yalnızca aile geçmişine göre belirlenmemesi gerektiğini belirtti. Kişilerin yaşına ve bireysel risk faktörlerine göre belirlenen aralıklarla mamografi yaptırması gerektiğini ifade etti.

Mamografi radyasyonu zararlı mı?

Mamografide kullanılan radyasyonun endişe yarattığını belirten Sarıca, bu noktada önemli olanın alınan radyasyon dozu olduğunu söyledi. Mamografinin X ışını kullanan görüntüleme yöntemleri arasında düşük dozda radyasyon verdiğini aktaran Sarıca, radyasyon kaygısıyla taramaların aksatılmaması gerektiğini ekledi.

Memeyi sıkıştırmak kansere yol açar mı?

Mamografi sırasında memeye uygulanan basıncın kansere neden olduğu düşüncesinin de doğru olmadığını dile getiren Sarıca, sıkıştırma işleminin kontrollü yapıldığını belirtti. Çekim sırasında kısa süreli rahatsızlık hissedilebileceğini ancak uygun sıkıştırmanın meme dokusuna zarar vermesinin beklenmediğini söyledi.

Ultrason mamografinin alternatifi mi?

Sarıca, meme ultrasonunun mamografi ile aynı işlevi gördüğü yönündeki düşüncenin de yanlış olduğunu ifade etti. Her iki yöntemin farklı özelliklere sahip olduğunu ve birbirini tamamladığını vurgulayan Sarıca, yalnızca ultrasonla yapılan değerlendirmelerde her 4 ila 5 meme kanserinden birinin gözden kaçabileceğini, bu nedenle mamografinin erken teşhisteki önemini belirtti.

Bu Yazıyı Paylaş