Muş’un kronikleşen sorunlarına getirdiği vizyoner çözümlerle kamuoyunun yakından takip ettiği Sosyolog ve Proje Yazarı Ömer Aşan, kentin imar planından kalkınma stratejilerine kadar çok konuşulacak bir mülakata imza attı. Şehri sadece binalardan ibaret görmeyen, tarihsel ve sosyolojik dokuyu modern teknolojiyle harmanlayan Aşan, verdiği mücadeleyi bir "kalkınma davası" olarak nitelendiriyor.
İşte gazetemizin gerçekleştirdiği o ses getiren röportajın detayları:
"Bu Bir İş Değil, Kalkınma Davası ve Vefa Borcudur"
Ömer Bey, sizi yıllardır Muş için bedelsiz olarak proje üretirken görüyoruz. Bir proje yazarını bu kadar yoğun bir çaba içerisine koyan temel motivasyon nedir?
Ömer Aşan: Bunu bir mesai ya da karşılığı beklenen bir iş olarak görmüyorum; bu bir 'kalkınma davası'. Muş, dört duvar arasında planlanan bir kâğıt parçası değil, kadim bir medeniyettir. Yıllardır gördüğüm en büyük eksiklik, plansızlık ve vizyonsuzluktu. Bir sosyolog gibi toplumun dokusuna, bir proje yazarı olarak teknik ihtiyaçlara bakıyorum. Çocuklarımızın burada 'kalmak istemesi' için, şehri yaşanabilir kılacak projeleri üretmek benim için bir vefa borcudur.
"Sadece Proje Yazarı Değil, Bir Şehir Tasarımcısıyım"
49 projeden oluşan bu devasa "Bölgesel Kalkınma Manifestosu"nun arkasındaki itici güç nedir? Vizyoner bir bakış açısına sahip olmanızı neye bağlıyorsunuz?
Ömer Aşan: Benim vizyoner kimliğim; akademik bir disiplin olan sosyoloji formasyonu ile pratik bir proje yazarlığı tecrübesinin kesişim noktasından doğuyor. Kenti sadece binalardan ibaret görmüyorum; şehrin tarihini, insanının sosyolojik ihtiyaçlarını ve modern teknolojinin sunduğu imkânları (yenilenebilir enerji gibi) sentezleyebiliyorum. Bir sistemin parçalarını değil, o sistemin gelecekteki potansiyelini bir bütün olarak görebilmem beni sadece bir proje yazarı değil, bir "şehir tasarımcısı" konumuna taşıyor.

"İmar Planı Şehrin Anayasasıdır, Delerseniz Geleceği Delersiniz"
Kente geniş bir imar planı ihtiyacı adına verdiğiniz mücadele kamuoyunda çok konuşuldu. Sizce şehirleşme bilincinde nerede hata yapıyoruz?
Ömer Aşan: İmar planı, şehrin anayasasıdır. Eğer bu anayasayı kişisel çıkarlar veya kent estetiğini bozan dokunuşlarla delerseniz, şehrin geleceğini de delmiş olursunuz. Ben şahsi bir mücadele değil, bir 'kamu hakkı' mücadelesi verdim. Şehrin planlı büyümesi, toplumsal adaletin ilk adımıdır.
Muş’un Kurtuluş Reçetesi: "3T Formülü"
Final sorusu olsun; size göre Muş'un kalkınması tam olarak nasıl mümkün olur?
Ömer Aşan: Cevabım çok net: 3T Formülü. Muş'un kalkınması Tarım, Turizm ve Tarih ekseninde gerçekleşecektir. Bu kentin gerçek cevheri bu üç temel potansiyelde gizli. Bizim görevimiz; bu üç alanda akılcı, sürdürülebilir ve yerel dokuyu bozmayan projeler üretmek ve bunları kararlılıkla hayata geçirmektir. İşte o zaman, sadece beton dökerek değil, değer üreterek bu memleketin kaderini değiştireceğiz.




