Muşlu Müzeyyen Işık’ın 36 Yıllık Yaşam Mücadelesi: “Hayata Hiç Küsmedim”
Muşlu Müzeyyen Işık, 1990 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından 36 yıldır tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürüyor.

Kazada ablasını ve iki yeğenini kaybeden Işık, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata olan bağlılığını kaybetmediğini belirterek, “Bedenen engelli bir yaşam sürmeme rağmen çok şükür mutsuz, karamsar bir hayatım hiç olmadı” dedi.
Muşlu Müzeyyen Işık'ın hayatı, 13 Ekim 1990 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla tamamen değişti. Kazanın ardından yürüme yetisini kaybeden Işık, Dicle Üniversitesi, İbn-i Sina Hastanesi ve Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaklaşık 6 ay tedavi gördü. Tedavi sürecinin ardından tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye başlayan Işık, aradan geçen 36 yılda karşılaştığı zorluklara rağmen hayata tutunmayı başardı.
“10 YIL BANA ÇOK UZUN GELMİŞTİ”
Tedavi gördüğü dönemde hastane odasında yaşadığı bir anıyı paylaşan Işık, o gün kendisine söylenen sözleri aradan geçen yıllara rağmen unutamadığını belirtti.
Işık, “Oda arkadaşım bir gün bana dönüp, ‘Müzeyyen, sen ancak 10 yıl sonra ayağa kalkıp yürüyebilirsin’ dedi. Bu söz o an kalbime bir kurşun gibi saplandı. 10 yıl bana o kadar uzun, o kadar erişilmez bir zaman gibi gelmişti ki... ‘Ne yani, ben 10 yıl boyunca hiç yürümeyecek miyim?’ diye avazım çıktığı kadar bağırmak istedim. Bugün geriye dönüp baktığımda, o bana imkânsız gelen zaman diliminden tam üç tanesini devirdiğimi görüyorum. Zaman, insana 'olmaz' denilen her şeyi yaşatıyor ve kabullendiriyor” ifadelerini kullandı.
“KENDİMLE VE BEDENİMLE BARIŞIĞIM”
Sonradan engelli olmanın beraberinde getirdiği psikolojik zorluklara değinen Işık, yaşadığı süreci kabullenmesinde inancının ve ailesinin desteğinin önemli rol oynadığını söyledi.
Engelli bireylerin karşılaştıkları güçlüklerin yalnızca fiziksel olmadığını dile getiren Işık, “Engelli olmak elbette kolay değil; çekilen zorlukları saymaya kalksak satırlara sığmaz. Ancak doğuştan engelli olmak ile sonradan engelli olmak arasında çok büyük bir psikolojik fark var. Doğuştan engelli olanlar kabullenme sürecini daha hızlı atlatabiliyor. Sonradan engelli olanların ise yeni bedenlerini kabullenmesi, aynalara barışık bakması ve bu duruma uyum sağlaması epey zaman alıyor” diye konuştu.
Yaşadığı zorluklara rağmen hayata küsmediğini vurgulayan Işık, “Bedenen engelli bir yaşam sürmeme rağmen çok şükür mutsuz, karamsar bir hayatım hiç olmadı. Mutlu, kendisiyle barışık bir engelliyim. İnsanoğlu düşündüğünden çok daha güçlüdür; yeter ki içindeki o saklı gücü ve inancı keşfetmeyi bilsin” dedi.
“ANNEM HEM EVLAT HEM TORUN ACISI YAŞADI”
Geçirdiği trafik kazasında ablasını ve iki yeğenini kaybettiğini anlatan Işık, ailesinin yaşadığı acıya rağmen kendisine her zaman destek olduğunu belirtti.
Hayatını kaybeden anne ve babasını rahmetle anan Işık, “Engelliyseniz ister istemez birilerinin şefkatine ve merhametine ihtiyaç duyuyorsunuz. Allah’ıma binlerce kez şükürler olsun ki merhametin en yücesine sahip bir ailem var. Annem ve babam yaşadıkları sürece bir dediğimi iki etmediler. O meşum kazada annem, benimle birlikte ablamı ve iki torununu da kaybetti. İliklerine kadar evlat acısı yaşadı ama ağzından şükrü hiç düşürmedi. Rabbim mekânlarını cennet eylesin” ifadelerini kullandı.
“KARDEŞİM BENİM YOLDAŞIM, SIRDAŞIM”
Bugün birlikte yaşadığı kız kardeşi Zübeyde'nin hayatındaki yerinin çok farklı olduğunu söyleyen Işık, kendisine destek olan ailesine teşekkür etti.
Kardeşinin en büyük destekçisi olduğunu ifade eden Işık, “Şu an birlikte yaşadığım kardeşim Zübeyde... Onun yeri bende hiçbir şeyle dolmaz. O benim yoldaşım, sırdaşım, olmayan ayaklarım... Yolu evime düşen tüm ağabeylerime, ablalarıma ve değerli yeğenlerime minnettarım. Rabbim hayatın her alanında herkesi merhametli insanlarla karşılaştırsın. Biliyorum ki hayatta beterin beteri var; dualarım, Rabbimin kimseye hayattan küstürecek kadar dert vermemesi yönündedir” şeklinde konuştu.
36 yıldır tekerlekli sandalye kullanan Müzeyyen Işık, yaşadığı kayıplara ve karşılaştığı zorluklara rağmen hayatını ailesinin desteği, inancı ve yaşama sevinciyle sürdürdüğünü belirtti.


