• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ

Şah damarı darlığı inme riskini artırıyor

Şah damarı darlığı belirti vermeden ilerleyerek inme riskini artırabiliyor. Prof. Dr. Erol Kurç, ani nörolojik belirtilerde vakit kaybetmeden 112'nin aranması gerektiğini belirtti.
AA
AA
3 dk Sesli Dinle
Şah damarı darlığı inme riskini artırıyor

Medicana Kadıköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kurç, şah damarlarındaki darlığın belirti göstermeden ilerleyerek inme riskini artırabildiğini ve ani gelişen nörolojik belirtilerin önem taşıdığını belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası görülürken, beyin damarlarının tıkanması, pıhtılar ve kalp kaynaklı emboliler inmenin nedenleri arasında yer alıyor. Şah damarlarındaki daralmalar da bu risk grubunda bulunuyor. Prof. Dr. Kurç, “Bu damarlarda zamanla kolesterol, yağ ve diğer maddelerin birikmesiyle aterosklerotik plaklar oluşabiliyor. Damar sertliği olarak bilinen bu süreç, damar içindeki açıklığın daralmasına neden olabiliyor. Plak yüzeyinin bozulması veya plak üzerinde pıhtı gelişmesi de beyne giden kan akışını etkileyebiliyor.” dedi.

ALTUN REKLAM

Risk faktörlerinin kontrolü önemli

Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, hareketsizlik ve ileri yaşın damar sertliği için önemli risk faktörleri olduğunu söyleyen Kurç, “Damar sağlığının değerlendirilmesinde risk faktörlerinin ve kişisel sağlık öyküsünün dikkate alınması gerekiyor. Bu risk faktörlerinin kontrol altında tutulması, damar sağlığının korunması açısından önem taşıyor.” diye konuştu.

Ani belirtiler acil müdahale gerektiriyor

İnmenin erken belirtilerinin tanınmasının acil müdahale için kritik önem taşıdığını vurgulayan Kurç, yüzün bir tarafında kayma, kollarda güçsüzlük veya uyuşma, konuşma bozukluğu ve anlama güçlüğü gibi belirtilerin inmenin başlıca göstergeleri olduğunu aktardı. Ani görme kaybı, denge ve koordinasyon kaybının da uyarıcı olabileceğini belirten Kurç, “Bu belirtilerin yalnızca birkaç dakika sürmesi veya kendiliğinden düzelmesi, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor. İnme ya da geçici iskemik atak şüphesinde belirtilerin başlangıç saati not edilmeli ve vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı.” önerisinde bulundu. Şah damarı darlığının değerlendirilmesinde hastanın şikayetleri, tıbbi öyküsü ve risklerin birlikte ele alındığını belirten Kurç, Doppler ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi anjiyografi veya manyetik rezonans anjiyografi (MRA) gibi yöntemlerle damar yapısının incelenebildiğini söyledi. Tedavi yaklaşımının darlığın derecesine, hastanın daha önceki inme öyküsüne ve genel sağlık durumuna göre belirlendiğini ifade eden Kurç, “Bazı hastalarda tansiyon, kan şekeri ve kolesterol kontrolü, sigaranın bırakılması ve hekim tarafından uygun görülen ilaç tedavisi ön planda tutuluyor. Belirli özelliklere sahip hastalarda ise cerrahi girişim veya damar içinden uygulanan yöntemler değerlendirilebiliyor. Her şah damarı darlığı için girişim gerekmiyor, karar, hastaya özgü riskler ve beklenen yarar dikkate alınarak veriliyor.” açıklamasını yaptı. Kurç, damar sağlığının korunmasında düzenli kontrollerin, dengeli beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve tütün ürünlerinden uzak durmanın önemini vurguladı. Herhangi bir belirti göstermeyen kişilerin şah damarı görüntülemesi yaptırmasının gerekmediğini, tarama ihtiyacının risk durumuna ve hekim değerlendirmesine göre belirlenmesi gerektiğini belirtti. İnme riskini azaltmada en önemli adımlardan birinin, kontrol edilebilir damar hastalığı risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve yönetilmesi olduğunu anlatan Kurç, “Şah damarı darlığının belirti vermeden ilerleyebilmesi nedeniyle risklerin doğru değerlendirilmesi önem taşırken, aniden ortaya çıkan nörolojik belirtilerde hızlı hareket edilmesi hayati değer taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu Yazıyı Paylaş