Nilüfer Belediyesi'nin '2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer' etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir gastronomi atölyesi, yazarın 'İstanbul’un Eski İkramları' adlı eserini merkeze aldı. Ekmek ustası Hakan Doğan, atölyede Sezer'in tariflerinden yola çıkarak Paskalya çöreği hazırladı ve dayanışma ile tasarruf kültürünün önemini vurguladı.
Mutfağın sosyolojik boyutu ele alındı
Şair ve yazar Sennur Sezer, Nilüfer Belediyesi'nin 2026 Yılın Yazarı etkinlikleri çerçevesinde edebiyatının yanı sıra mutfak kültürü ve sosyolojik birikimiyle de tanıtılıyor. Bu kapsamda Pancar Deposu'nda "İkram, Tasarruf ve Dayanışma" temasıyla bir gastronomi atölyesi gerçekleştirildi. Ekmek ustası Hakan Doğan'ın konuk olduğu atölyede, Sezer'in İstanbul'un farklı kültürlerini, ortak yaşamını ve mutfak miraslarını anlattığı "İstanbul’un Eski İkramları" kitabı incelendi. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Serpil Altun ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in eşi Nuray Özdemir de katıldı.
İkram: Nezaketin ve birliğin sembolü
Hakan Doğan, atölyede Sennur Sezer'in metinleriyle tanışma sürecini anlatırken, yazarın mutfağa yaklaşımının sadece tariflerden öte derin bir sosyolojik gözlem içerdiğini belirtti. Doğan, Sezer'in kitabındaki "ikram" kavramının inceliğine dikkat çekerek, yazarın işçi sınıfı ve dar gelirli ailelere yönelik pratik ve tasarruflu mutfak felsefesinden etkilendiğini dile getirdi. Sezer'in mahalle komşuluklarını ve bir evde pişen yemeğin diğerlerine paylaşıldığı ortak sofra kültürünü yalın bir dille aktardığını ifade eden Doğan, "Bizim meslekte genellikle 'yemek' denir; 'ikram' çok daha ince, birleştirici bir kavram. Yazar, farklı inançların ve halkların İstanbul’da birbirine nasıl ikramda bulunduğunu, birbirinin tarifini nasıl zenginleştirdiğini harika anlatmış" şeklinde konuştu. Atölyenin uygulama bölümünde ise İstanbul'un çok kültürlü mirasını simgeleyen Paskalya çöreği yapımı gösterildi. Hakan Doğan, katılımcılarla birlikte tezgah başına geçerek hamurun yoğrulmasından saç örgüsü şeklinde bağlanmasına kadar tüm detayları paylaştı. Katılımcılar, Sezer'in edebi mirasını mutfak deneyimiyle birleştirerek kendi çöreklerini hazırlama fırsatı buldu.





