Tahran, ABD ile barış için taleplerini sürdürüyor
İran, deniz ablukasının kaldırılması, yaptırımların sona ermesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması dahil taleplerinde ısrar ediyor. Nükleer konunun ayrı görüşülmesini istiyor.

ABD ile İran arasında Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı temaslarda ilerleme sağlandığı haberleri çıksa da kalıcı bir uzlaşma oluşmadı. Donald Trump'ın 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından İran'a saldırı başlatabileceği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da Washington'ı bu yönde teşvik ettiği öne sürülüyor. Tahran, saldırı halinde çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılabileceği uyarısı yapıyor.
Tahran'ın talepleri masada
İran, arabulucular üzerinden ABD'ye ilettiği ve savaşın bitmesi için gerekli gördüğü yedi maddelik pakette ısrarcı. Taleplerin bir kısmının, iki ülkenin daha önce hazırladığı 14 maddelik mutabakat zaptındaki başlıklarla örtüştüğü belirtiliyor. Tahran öncelikle ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını istiyor. 17 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşma uyarınca Hürmüz Boğazı gemi trafiğine açılmış, abluka sona ermişti. Uygulamadaki sorunların ardından İran temmuzda boğazı kapattı, ABD de ablukayı yeniden başlattı. İran ayrıca yurt dışında dondurulmuş yaklaşık 100 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılmasını ve ABD yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor. Tahran, yaptırımlar sürerken savaşın sona ermesini kabul etmeyeceğini belirtiyor; petrol ihracatına yönelik muafiyetlerin yeniden uygulanmasını da istiyor. Diğer koşullar arasında ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını azaltması, Hürmüz'de Umman ile belirlenen yeni gemi güzergâhının Washington tarafından tanınması ve alternatif rotaların kapatılması yer alıyor. Askeri varlığın azaltılması talebinin Umman Denizi'ndeki ABD donanmasını mı, bölgedeki üsleri mi kapsadığı açıklanmadı. İran, Lübnan dahil çatışma yaşanan bütün cephelerde ateşkes de istiyor.
Nükleer dosya ayrı tutulmak isteniyor
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Al Jazeera'ye verdiği röportajda iki koşul daha açıkladı: ABD'nin İran'ın içişlerine müdahaleyi bırakması ve Tahran'a muhalif gruplarla işbirliğini sonlandırması. Bu iki madde, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin açıklamalarında yer almamıştı. İran, taleplerinin bazılarının karşılandığını savunuyor ancak atılan adımları yetersiz buluyor. Tahran, koşulların tamamının yerine getirilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde yeniden açabileceğini söylüyor. Görüş ayrılıklarının başında nükleer program da bulunuyor. ABD, temaslarda yüzde 60 zenginleştirilmiş yaklaşık 400 kilogram uranyumun seyreltilmesini ve nükleer tesislerin uluslararası denetime açılmasını istiyor. İran uranyumun seyreltilmesi seçeneğini tümüyle reddetmiyor ancak bunun ateşkes ve savaşın sona erdirilmesi görüşmelerine katılmasına karşı çıkıyor; nükleer konunun daha uzun vadeli, ayrı bir müzakere sürecinde ele alınmasını savunuyor. Katar'ın arabuluculuğundaki görüşmelerde henüz somut anlaşma sağlanmadı. İranlı yetkililer ise ABD'nin söylemindeki yumuşamayı ve diplomatik kanalların yeniden açılmasını olumlu karşılıyor.


