Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR), dijital yayıncılıkta hukuki bilinç düzeyini yükseltmek amacıyla önemli bir rehber hazırladı. "İnternet Gazetecileri ve İçerik Üreticileri İçin 33 Soruda TCK 217/A ve TCK 218 Rehberi" adını taşıyan çalışma, "yanıltıcı bilgiyi yayma suçu"nu detaylı bir şekilde ele alıyor.
Suçun oluşumunda dikkat edilmesi gerekenler
Rehberde, kamuoyunda "dezenformasyon yasası" olarak da bilinen TCK 217/A maddesi kapsamında bir suçun oluşabilmesi için beş temel şartın bir arada bulunması gerektiği vurgulanıyor. Bu şartlar arasında, bilginin yanlış olduğunun kanıtlanabilir olması, bilginin ülkenin güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ilgilendirmesi, alenen yayılması, kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte olması ve yayımcının bilgiyi bilerek, yalnızca panik yaratma amacıyla yayması yer alıyor. Rehber, sadece bir haberin sonradan yanlış çıkmasının tek başına suç teşkil etmeyeceğini belirtiyor.
Doğrudan alıntı ve görsellerde sorumluluk
Gazetecilerin yalnızca haber metnine değil, başlık, görsel ve sosyal medya paylaşımlarına da azami dikkati göstermesi gerektiği belirtiliyor. Metinde belirsiz ifade edilen bir bilginin, başlık veya görselde kesin bir gerçekmiş gibi sunulmasının farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğine işaret ediliyor. Ayrıca, "iddia", "öne sürüldü" gibi ifadelerin veya soru işaretinin tek başına hukuki koruma sağlamadığı, iddianın kaynağının ve dayanağının açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulanıyor. Rehber, haber üretim sürecinde muhabir, editör, tasarımcı ve sosyal medya sorumlusunun görev ve sorumluluklarının da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.





