• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ

Üner: Çocuk obezitesinde çevre koşulları da etkili

Lokman Hekim Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sarp Üner, çocukluk çağı obezitesinde aile koşulları ve sağlıklı çevrenin önemini vurguladı; düzenli kontrol, hareket ve uyku düzeni önerdi.
AA
AA
2 dk Sesli Dinle
Üner: Çocuk obezitesinde çevre koşulları da etkili

Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sarp Üner, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede bireysel alışkanlıkların yanı sıra ailelerin yaşam koşullarının ve çocukların çevresinin de ele alınması gerektiğini belirtti.

ALTUN REKLAM

Riskler erken dönemde şekillenebiliyor

Üniversitenin açıklamasında görüşlerine yer verilen Üner, obezite, insülin direnci ve karaciğer yağlanması gibi geçmişte daha çok ileri yaşlarda görülen sorunların gençlerde saptanmasında hem tanı olanaklarının gelişmesinin hem de yaşam koşullarının değişmesinin etkili olduğunu aktardı. Tanı yöntemleri bazı sağlık sorunlarını belirti vermeden ortaya çıkarabiliyor; ancak çocukluk çağı obezitesi ve tip 2 diyabetteki artış yalnızca erken teşhisle açıklanamıyor. Gebelikten yaşamın ilk iki yılına kadar uzanan dönemin metabolik sağlık açısından önemine değinen Üner, anne sağlığı, beslenme ve çevrenin ileriki yaşlardaki hastalık risklerini etkileyebildiğini söyledi. Bunun değiştirilemez bir gelecek anlamına gelmediğini belirterek, “Risk, anne karnında yazılmış değil. Doğum sonrasında sağlıklı beslenme, hareket, uyku ve temiz bir çevre, bu riskleri önemli ölçüde azaltabilir. Anne sağlığı kadar, doğum sonrası yaşam koşulları da belirleyici.” dedi. Üner, şekerli içeceklerle ultra işlenmiş gıdaların çocukların beslenmesindeki payının arttığını, yüksek tüketimin kilo artışına ve metabolik sorunlara zemin hazırlayabildiğini kaydetti. Ekran kullanımının yalnızca süresine bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Asıl sorun, çocuğun ekrana bakması değil, ekranın çocuğun gününde nelerin yerini aldığı. Ekran süresi uzadıkça hareket, uyku ve arkadaşlarla dışarıda oynama azalıyor.” ifadelerini kullandı. Gece geç saatlere kadar ekran kullanımının uyku düzenini bozabildiğini ve ertesi günkü beslenme tercihlerini etkileyebildiğini de ekledi.

Çözüm yaşam koşullarını iyileştirmek

Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca irade ya da beslenme tercihleriyle açıklanamayacağını belirten Üner; genetik yatkınlık, hormonal etkenler, günlük hareket imkânları ve ailelerin koşullarının da etkili olduğunu söyledi. Sağlıklı gıdaya erişim ve güvenli oyun alanlarının her çocuk için eşit olmadığını belirterek, “Bugünün çocuğu, hareketsizliğin kolaylaştığı, kalorinin ucuzladığı ve uykunun bozulduğu bir dünyada büyüyor. Çözüm, çocukları suçlamak değil, yaşam çevresini düzeltmek.” dedi. Üner, okullarda sağlıklı beslenme seçeneklerinin çoğaltılmasını, hareket ve oyun imkânlarının desteklenmesini; mahallelerde güvenli parkların yanı sıra yürüyüş ve bisiklet yollarının yaygınlaştırılmasını önerdi. Çocuklukta başlayan obezite ve metabolik sorunların yetişkinlik sağlığını etkileyebileceğini, erken yaşta edinilen sağlıklı alışkanlıkların uzun vadeli riskleri azaltabileceğini belirtti. Bazı metabolik sorunların belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebildiğini ifade ederek büyüme ve gelişimin düzenli sağlık kontrolleriyle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Ailelere evde sağlıklı besin seçeneklerini artırma, yemekleri mümkün olduğunca ekransız birlikte yeme, günlük hareketi destekleme ve uyku düzenini koruma tavsiyesinde bulunan Üner, “Değişim, bütün aileyi kapsamalı. Çocuğunuzu kilosu üzerinden eleştirmeyin, kendi başına diyet yaptırmayın. Değişim çocuğa değil, bütün aileye ait olsun. Bir sorun düşünüyorsanız, çocuk doktoruna ya da diyetisyene danışın.” ifadelerini kullandı.

Bu Yazıyı Paylaş