KÜLTÜR VE SANAT Haber Girişi : 13 Nisan 2024 15:08

Muş’ta tarihi manastırı bakımsızlıktan harabeye döndü

Muş’ta tarihi manastırı bakımsızlıktan harabeye döndü
Muş’taki önemli tarihi yapılardan olan ve 5. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Avran manastırı kaderine terk edilmiş durumda.

ALPARSLAN DİYARI- Muş’un önemli tarihi yapılarından biri olan Tarihi Avran (Aşdişad) Kilise Manastırı koruma altına alınmadığı için bakımsızlıktan harabeye döndü.

 

 

 

 

 

Muş’un Yücetepe Köyü’nde bulunan Avran (Aşdişad) Kilise Manastırı, 4’üncü ve 5‘inci yüzyıllar arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. Yıllardır ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle kendi haline bırakılmış ve peyderpey duvarlarının yıkıldığı manastırın jamatun bölümü ve kiliselerin kubbeleri yıkılıyor.

 

 

 

 

 

BAKIMSIZLIKTAN VE İLGİSİZLİKTEN HARABEYE DÖNDÜ

 

 

Ermenilerin ibadet yeri olarak kullandığı Avran (Aşdişad) Kilise Manastırı, bakımsızlık ve ilgisizlikten dolayı harabeye döndü.

 

 

Muş kent merkezine 29 kilometre uzaklıktaki Yücetepe köyü Avran (Aşdişad) Kilise Manastırı zamana ve kaçak kazı yapanlara direniyor.

 

 

 

 

Yücetepe köy sakinleri kilise manastırın Muş turizmi konusunda önemli olduğunu anımsatarak, “Kilise Manastırı bazen defineciler gelmekte ve kilise yıllardır onarılmamakta. Bu nedenle yıkılmaya başladı. Daha fazla tahrip olmaması için kilise bir an önce turizme kazandırılmalı.” diyerek yetkililerden tarihe sahip çıkma konusunda destek beklediklerini söylediler. 

 

 

 

 

 

Yücetepe köyü sakinleri, yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu kilisenin bir an önce kurtarılması ve yıkılmasının engellenmesi gerekmektedir. Bu yapının korunması gerekiyor. Muş turizmine çok olumlu yönde etkisi olacaktır. Bir an önce yetkililerden buranın kurtarılmasını, restorasyon yapılmasını, çevre düzenlemesinin yapılmasını istiyoruz” ifadelerine yer verdi. 

 

 

 

 

 


YÜCETEPE KÖYÜ AVRAN (AŞDİŞAD KİLİSE MASAFTIRI TARİHÇESİ

 

 

Eski bir pagan tapınağı olan Aşdişad’ın, 4. yüzyılın başında Aziz Krikor Lusavoriç tarafından kurulan, Ermenistan’daki ilk kiliseye ev sahipliği yaptığı kesin bir şekilde bilinmektedir. Aziz Hovhannes Mıgırdiç’in ve Aziz Athenogenes’in rölikleri buraya getirilmiş, Surp Krikor Lusavoriç bu röliklerin bir kısmını Surp Garabed Manastırı’na (bkz. no. 53), bir kısmını da Surp Hovhannes Manastırı’na (bkz. no. 56) göndermiştir. Aşdişad, Daronlu Mamigonyan hanedanıyla birleşmiş olan, Surp Krikor’un sülalesine mensup katolikosların ilk ikametgâhı ve Süryani kökenli daha eski bir Hıristiyanlık geleneğinin var olduğu bölgede, Aziz Krikor'la doğrudan ilişkili geleneğin demir attığı ilk yer olmuştur. Korepiskopos Süryani Taniyel’in (Taniyel Asori, ö. 347) Aşdişad’a atanması, bu iki geleneğin karşılaşmasını simgeler. Hem yakında bulunan Gop Surp Taniel Manastırı (bkz. no. 58), hem de Tortan Dokuz Azizler Mezarlığı (bkz. no. 47), Taniyel Asori’nin, kendi bünyesinde gömülü olduğunu iddia eder. Aşdişad’da ise, Lusavoriç’in soyundan gelen katolikosların sonuncusu olan (387-438) ve adı, takriben 404 yılında Ermeni Alfabesi’nin oluşturulması konusunda Surp Mesrop Maşdots’la birlikte anılan Surp Sahag Medz’in (Aziz Büyük Sahag) mezarı bulunur. Surp Sahag, son üyesi IV. Ardaşes 428 yılında Ermeni prenslerin talebi üzerine Pers kralı tarafından tahttan indirilmiş olan Ermeni Arşaguni hanedanını, ileri görüşlü bir tavırla savunmasıyla da öne çıkmıştır. Aynı tarihte (428) Surp Sahag da İran’da alıkonmuştur. Patriklik yetkileri nihayet 435 yılında iade edilen Büyük Sahag, üç yıl sonra vefat etmiştir. Ermeni tarihyazımının ‘babası’ Movses Khorenatsi (Khorenli Movses, 5. ya da 8. yüzyılın sonu), Surp Sahag’ı çok erken bir tarihte, Badmutyun Hayots (Ermenilerin Tarihi) adlı eserinin son kitabı olan ve 439 yılında (Surp Mesrob’un vefatıyla) sona eren, ünlü ‘Ermenilerin Arşaguni hanedanının saltanatının ve Surp Krikor’un soyunun başepiskoposluğunun yitirilmesine ağıt’ta, inanç, kolektif bilinç, dil ve alfabe üzerine kurulu bir Ermeni kimliğinin ete kemiğe bürünmüş hali, somut figürü olarak tesis etmiştir.

 

 

 

 

 

Haşdits Vank (Kurban Manastırı) adıyla tanınan Aşdişad, Arap istilaları sırasında yıkılmış, ardından Mamigonyanlar tarafından yeniden inşa edilmiş, sonrasında, muhtemelen Timurlenk döneminde yine harabeye dönmüştür. Yıkıntıları Muş’un kuzeyinde, Doğu Fırat ya da Aradzani’nin [Murat Suyu] diğer tarafında, Derik [Yücetepe] köyünün yakınında, 38° 58' Kuzey enlemi, 41° 27' Doğu boylamında yer alıyordu. Ana kilise yaklaşık olarak 14 × 12 metre ölçülerindeydi. Bu kilisenin güneyinde, Surp Sahag martiryumu bulunuyordu; etrafı khaçkarlarla çevrili olan bu yapı, azizin mezarının yanı sıra kızı Şuşan’ın, yani 451 yılında İranlılara karşı yürütülen ayaklanmanın lideri olan (bkz. no. 53) Vartan Mamigonyan’ın annesinin mezarını da barındırıyordu. Ana kilisenin batısında ve kuzeybatısında, diğer iki kilisenin kalıntıları görülebiliyordu. 1810 yılında, Muş Surp Garabed Manastırı’nın Başrahibi Mıgırdiç Vanetsi (Vanlı Mıgırdiç), martiryumun, Mimar Simon Pağişetsi (Bitlisli Simon) tarafından yenilenmesini ya da yeniden inşa edilmesini sağlamıştır. Martiryuma, önünde yer alan ahşap bir şapelden geçilip, sunağın kuzey tarafında yer alan, yeraltı mezarları ya da mahzenlerdeki gibi merdivenlerden inilerek ulaşılırdı. Aşdişad’ın yönetimi, Surp Garabed Manastırı’na bağlı olan Madravank/Madnavank Manastırı’ndaydı. Aziz Sahag’ın mezarı, inançlılar tarafından sürekli olarak, özellikle de Avak Şapat’ın (Büyük Hafta) perşembesinde ve Hampartzum (İsa’nın göğe yükselişi) Yortusu’nda ziyaret edilirdi.

 

 

 

 

Aşdişad’ın yıkıntıları yok olmuştur ancak martiryum hâlâ görünür durumdadır.

 

 

“HABER: KADER AKÇİL”

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Ferhat güvenç 14 Nisan 2024 01:34

    Bende bir yücetepeli olorak destekliyorum.Cok tahrip olmuş Gercekten turizme kazandiralabilecek onemli tarihi bir yerdir.