• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 22 Temmuz 2026 16:31
Düzenleme : 22 Temmuz 2026 16:31

15 Temmuz, devlet-millet ilişkisi ve 'milletin ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğü' tartışması Ankara kulislerinde masaya yatırıldı

15 Temmuz, devlet-millet ilişkisi ve 'milletin ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğü' tartışması Ankara kulislerinde masaya yatırıldı
Ankara'da düzenlenen panelde 15 Temmuz, devlet-millet ilişkisi ve 'milletin ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğü' tartışıldı. Seyfullah Hacımüftüoğlu ve Engin Çırakoğlu'nun çarpıcı tespitleri, darbe girişiminin derinliğini ve milletin de

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü yaklaşırken, Ankara'da yankı uyandıran bir panelde, olayın sadece bir darbe girişimi olmanın ötesinde, devlet ve millet arasındaki temel ilişkilere dair derinlemesine bir tartışma başlatıldı. BHA Genel Müdürü Muhammet Kaçar'ın moderatörlüğünde gerçekleşen bu özel programda, Çay TV Genel Müdürü Hasan Yavuz Bakır ve TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa gibi isimlerin yanı sıra, Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Emekli Tümgeneral Engin Çırakoğlu ve iş insanı Hasan Kartal da düşüncelerini paylaştı.

morgan yeni köy

MİLLET DEVLETİN TEMELİDİR: YENİ BİR DEVLET ANLAYIŞI

Programın en dikkat çekici isimlerinden biri olan TİMBİR Yüksek İstişare Heyeti Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, 15 Temmuz'u yalnızca bir darbe girişimi olarak görmenin eksik olacağını vurguladı. Hacımüftüoğlu, devlet-millet ilişkisine dair ezber bozan bir bakış açısı sundu. "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü" tanımına itiraz eden Hacımüftüoğlu, asıl doğrusunun "Milletin ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğü" olması gerektiğini, zira milletin bir yeri yurt edinerek devletin kurulmasına zemin hazırladığını belirtti. Kırk yıllık tecrübesine dayanarak yaptığı bu tespit, devletin varoluşsal temelinin millet olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. FETÖ'nün devlet yapılanmasını hedef almasının ardında yatan mantığı da açıklayan Hacımüftüoğlu, bir teşkilatı ele geçirmenin milleti ele geçirmekten daha kolay olduğunu ve FETÖ'nün de bu zafiyetten faydalanarak millete savaş açmaya çalıştığını ifade etti. Ona göre, esas olan milletin rızasını ve gönlünü kazanmaktır; zira devletsiz olmaz ama millet yoksa hiçbir şeyin anlamı kalmaz.

ALTUN REKLAM

15 TEMMUZ: İŞGAL GİRİŞİMİ VE SİSTEMLİ TASFİYELER

Emekli Tümgeneral Engin Çırakoğlu ise 15 Temmuz'un arka planına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan sürecin uzun yıllara dayandığını ve kendilerinin de bu tarihin yazılmasında bizzat yer aldıklarını belirten Çırakoğlu, 15 Temmuz'u bir darbe girişimi olarak tanımlamanın yetersiz kalacağını, bunun gerçekte bir işgal girişimi olduğunu söyledi. Çırakoğlu, FETÖ yapılanmasının Türk Silahlı Kuvvetleri'ne uzun yıllar boyunca planlı bir şekilde sızdığını ve Ergenekon, Balyoz gibi davalarla kendilerinden olmayanları sistematik olarak tasfiye ettiklerini dile getirdi. Kendi yaşadığı İzmir Askeri Casusluk davası üzerinden FETÖ'nün algı operasyonlarını nasıl yürüttüğünü anlatan Çırakoğlu, bir anda kendisinin de aynı örgütün lideri olmakla suçlanarak tutuklandığını aktardı. Bu ifadeler, 15 Temmuz'un sadece bir gecelik bir olay olmadığını, derin ve karanlık bir planın parçası olduğunu gösteriyor. Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa da, darbe girişimi sırasında yerel ve dijital medyanın üstlendiği kritik role dikkat çekti. Özellikle Anadolu medyasının milli iradeden yana tavır alarak önemli bir sınav verdiğini belirten Basa, TİMBİR ve Türkiye Basın Federasyonu çatısı altındaki birçok medya mensubunun o gece milli iradenin yanında durduğunu vurguladı. Bu durum, dijital medyanın, hele ki milli değerler söz konusu olduğunda, ne kadar güçlü bir duruş sergileyebileceğinin altını çizdi.

BHA