Cambridge Sözlüğü'nün 2025 yılı için seçtiği 'parasosyal' kelimesi, hepimizin hayatında yer eden ancak adını koymakta zorlandığı bir ilişki türünü tanımlıyor. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar, bu kavramın günümüzdeki önemini ve etkilerini kaleme aldı.
TEK TARAFLI BİR YAKINLIK HİSSİ
Parasosyal ilişki, medya karakterleri, ünlüler veya dijital içerik üreticileriyle kurulan, kişinin kendince çift taraflı olduğuna inandığı tek taraflı bir duygusal bağdır. Sevilen bir dizi karakteri için üzülmek, bir YouTuber ile sohbet ediyormuş gibi hissetmek, ChatGPT'den akıl almak veya bir podcast sunucusunun hayatındaki gelişmeleri yakından takip etmek, bu tür ilişkilerin yaygın örnekleridir.
DİJİTAL ÇAĞIN KAÇINILMAZ GERÇEĞİ
Sosyal medya ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla parasosyal ilişkiler artık yalnızca televizyon yıldızlarıyla sınırlı kalmıyor. Influencer'lar, TikTok içerik üreticileri ve hatta yapay zekâ sohbet robotları bile bu bağların kurulduğu varlıklar haline geldi. Bu durum yeni olmasa da, roman kahramanları veya film karakterleriyle kurulan bağlar gibi, dijital çağda boyutu ve kapsamı genişlemiştir. Beynimizin ekrandaki samimi yüzlere ve sıcak seslere gerçek bir arkadaşmış gibi tepki vermesi, bu ilişkilerin psikolojik derinliğini ortaya koyuyor.
SAĞLIKLI BİR DENGE KURMANIN YOLLARI
Parasosyal ilişkiler tek başına zararlı olmasa da, gerçek ilişkilerin yerini almamalı ve gerçeklik algısını bozmamalıdır. Pazarlama dünyasının bu bağları sömürme potansiyeli de göz ardı edilmemelidir. Bu ilişkilerde sağlıklı bir denge kurmak için, bu bağların tek taraflı olduğunun farkında olmak, gerçek bağlantılara yatırım yapmak, sanal dünyada çeşitlilik sağlamak ve dijital detoks dönemleri belirlemek önemlidir. Sonuç olarak parasosyal ilişkiler, dijital çağın bir gerçeğidir ve önemli olan, bu ilişkileri gerçek bağlarımızı güçlendirerek yönetmektir.




