Erzurum'da yaşayan 63 yaşındaki Nizamettin Korucu, hayatını kitaplara adadı. Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Korucu, 11 yıl muhasebecilik yaptıktan sonra, kitaplara olan derin sevgisi nedeniyle 1995 yılında sahaflık mesleğine yöneldi. O günden bu yana 30 yıldır kitaplarla iç içe, dolu dolu bir yaşam sürüyor.

Kitaplarla Dolu Bir Dünya: 12 Bin Eserlik Koleksiyon
Nizamettin Korucu'nun Erzurum şehir merkezindeki kitabevinde, romanlardan edebiyata, tarihten inceleme eserlerine, kültür-sanattan sinema ve müziğe, spor, bilim, felsefe ve hatta sınav kitaplarına kadar yaklaşık 12 bin farklı eser bulunuyor. Sadece ikinci el kitaplar değil, aynı zamanda nadir bulunan özel eserlere de ev sahipliği yapan bu dükkan, adeta bir hazine sandığı niteliğinde. Korucu, her gün kitap okuyarak, haftada iki gün ise öğrencilerle şiir okuma ve kitap açık artırmaları düzenleyerek kitap sevgisini yaymaya devam ediyor.

Kitap Okumanın Hayata Kattığı Değer
Korucu, çocukluğundan beri kitaplara büyük bir merak duyduğunu ve okumaya çizgi romanlarla başladığını anlatıyor. Muhasebecilikten istifa ederek sahaflık dükkanını açma kararını, "Çok okumak, yazmak ve insanlarla tanışmak için bu işi seçtim." sözleriyle açıklıyor. Her kitabın bir insanın emeği olduğunu ve kitap okumanın, o insanların tecrübelerini ve bilgilerini aktardığını vurguluyor. Kitapları bir limana, insanları ferahlatan bir sığınağa benzeten Korucu, dijital ekranlardan daha üstün olduğunu düşünüyor. Okumadığı zaman eksik hissettiğini ve her daim yanında bir kitap bulundurduğunu belirtiyor. Çocukluk hayallerini geliştiren kitapların, iyi bir arkadaş gibi seçilmesi gerektiğini ve öğretmen ile rehberlerden destek alınarak okunması gerektiğini ekliyor. Sahaflardaki ikinci el kitapların piyasa fiyatına göre daha uygun olduğunu ve özel baskı sahaf kitaplarının ise okuyucu ve sahaf tarafından belirlenen fiyatlarla satıldığını kaydeden Korucu, ilkokul seviyesinden akademik seviyeye kadar her türde kitap bulundurduklarını söylüyor. Kendilerini adeta birer "kitap doktoru" gibi gördüklerini ifade eden Korucu, sabah 09.00'dan akşam 21.00'a kadar süren mesailerinin oldukça uzun olduğunu belirtiyor. Bireysel ve toplumsal kalkınmanın yolunun çok okumaktan, araştırmaktan ve incelemekten geçtiğine inanıyor ve herkesin kitap okumaya zaman ayırması gerektiğini vurguluyor.




