ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ocak ayından bu yana 85 bin vizenin iptal edildiğini açıkladı. İptallerin yaklaşık yarısı alkollü araç kullanma, saldırı ve hırsızlık gibi suçlara dayanırken, geri kalanlar için detaylı gerekçeler paylaşılmadı. Yetkililer, bu artışın Başkan Donald Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sıkı politikalarının bir sonucu olduğunu vurguluyor.
GAZZE PROTESTOLARI VE ÖĞRENCİLERİN HEDEF ALINMASI
Vize iptalleri, özellikle üniversitelerde düzenlenen Gazze protestoları sonrasında ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirdi. Trump yönetiminin, İsrail'in Gazze saldırılarına tepki gösteren uluslararası öğrencileri 'antisemitizm' ve 'terörizme destek' iddialarıyla hedef aldığı öne sürüldü. Dışişleri Bakanlığı, ekim ayında muhafazakâr aktivist Charlie Kirk'ün öldürülmesini 'kutladığı' iddia edilen bazı kişilerin vizelerinin bu kapsamda iptal edildiğini duyurmuştu.
SOSYAL MEDYA İNCELEMELERİ VE GÜVENLİK TARAMALARI
Trump'ın ikinci döneminde vize değerlendirme kriterleri önemli ölçüde genişletildi. Geçtiğimiz hafta paylaşılan diplomatik bir yazışmada, yüksek nitelikli çalışanlara verilen H-1B vizelerinde dahi 'gelişmiş güvenlik taraması' kapsamında sosyal medya içerik incelemesi yapılabileceği belirtildi. Haziran ayında büyükelçilik ve konsolosluklara gönderilen talimatta, öğrenci vizesi başvurularında adayların ABD vatandaşlarına, kültürüne, hükûmetine ve 'kurucu değerlere' karşı düşmanca tutum taşıyıp taşımadığının incelenmesi istendi. Yeni düzenlemeyle, öğrenci vizesine başvuranlardan sosyal medya hesaplarını herkese açık hale getirmeleri talep ediliyor; kapalı hesapların 'bazı faaliyetleri gizleme amacı taşıyabileceği' vurgulandı.
55 MİLYON KİŞİ İÇİN SÜREKLİ GÜVENLİK TARAMASI PLANI
Ağustos ayında bakanlık, geçerli ABD vizesi bulunan 55 milyondan fazla yabancının sürekli güvenlik taramasından geçirilmesini öngören yeni bir politika hazırlığında olduğunu açıklamıştı. Vize iptallerinin, vize süresinin aşılması, adli sicil kayıtları, kamu güvenliğini tehdit eden faaliyetler ve terörizme katılım veya terör örgütlerine destek gibi durumlarda uygulanabileceği belirtiliyor. Bu politikalar, ABD'nin göçmen ve vize politikalarında köklü bir değişime işaret ediyor.




