Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) raporu, Akdeniz'de binlerce türün yoğun ve sürdürülemez tarım faaliyetleri nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Erdoğan, durumun sulak alan kaybı, yanlış arazi kullanımı, yapılaşma ve kirlilikle daha da kötüleştiğini belirtti.
ENDEMİK TÜRLERİN YAŞAM ALANI TEHLİKEDE
Akdeniz Bölgesi, yaklaşık 25 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor ve bu türlerin yarısından fazlası endemik. Bölgedeki biyoçeşitliliğin yaklaşık üçte birini de endemik türler oluşturuyor. Ancak, Akdeniz Havzası'nın kara yüzeyinin en az yüzde 82'sinde tarım faaliyetleri yapılıyor ve bu durum ekosistem üzerinde ciddi riskler yaratıyor. IUCN raporuna göre, Kırmızı Liste'de değerlendirilen tüm Akdeniz türlerinin en az yüzde 28'i tarımsal faaliyetler nedeniyle risk altında bulunuyor.
TATLI SU TÜRLERİNİN YARISI TEHDİT ALTINDA
Değerlendirilen 4 bin 409 türden oluşan bir alt kümede, türlerin yüzde 26'sının yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu tespit edildi. Özellikle tatlı su türlerinin yarısı yok olma tehdidi altındayken, karasal türlerin yüzde 21'i tehdit altında bulunuyor. Raporda, tarım ve su ürünleri yetiştiriciliğinin türlerin yüzde 22'sini, kirliliğin ise tatlı su türlerinin yüzde 39'unu tehdit ettiği belirtildi.
PROF. DR. ERDOĞAN'DAN UYARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Prof. Dr. Ali Erdoğan, Akdeniz'in biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, "Bu zenginliği korumak, gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız." dedi. Erdoğan, tarımsal faaliyetler için sulak alanların kurutulmasının uzun vadede ekosistem ve tarım açısından kayıplara neden olduğunu belirtti. Ayrıca, tarımsal zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerin önemine dikkat çekerek, kimyasal kullanımının ekosistemdeki dengeyi bozduğunu ifade etti.





