Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Akdeniz coğrafyasının zengin baklagil mirasını, geleceğin sürdürülebilir protein kaynaklarına dönüştürme potansiyeli taşıyan uluslararası LEGACY projesine dâhil oldu. Üç yıl sürecek bu iddialı çalışma, geleneksel Akdeniz tahıllarıyla baklagilleri harmanlayarak, hem çevresel ayak izi düşük hem de besin değeri üst düzeyde olan yenilikçi gıda ürünleri geliştirmeyi hedefliyor. Burgerler, atıştırmalıklar ve protein barlar gibi ürünler, bu proje kapsamında yeniden hayat bulacak.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YENİLİKÇİLİK İÇ İÇE
Avrupa Komisyonu'nun PRIMA programı tarafından desteklenen LEGACY projesi, sürdürülebilir gıda sistemlerinin inşasına yönelik küresel bir çabanın parçası olarak öne çıkıyor. İtalya'nın koordinasyonunda ilerleyen bu devasa ağ, Türkiye'nin yanı sıra İspanya, Yunanistan, Tunus, Cezayir, Fas, Mısır ve Portekiz'den saygın üniversiteleri ve araştırma kurumlarını bir araya getiriyor. Türkiye'yi bu önemli platformda BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi'nden Furkan Türker Sarıcaoğlu yürütücü, Ayşe Neslihan Dündar ise araştırmacı olarak temsil ediyor. Projenin temelinde, nohut, bakla, mercimek ve acı bakla gibi Akdeniz'e özgü baklagillerin, çevre dostu işleme teknolojileriyle besin değeri yüksek, bitki bazlı ürünlere dönüştürülmesi yatıyor. Bu süreçte ürünlerin sağlık üzerindeki etkileri bilimsel olarak mercek altına alınırken, tüketicilerin de bu yeni nesil gıdalar hakkında bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.
AKDENİZ YAKLAŞIMI, KÜRESEL GIDA PİYASASINA YÖN VERİYOR
Projenin, hızla büyüyen bitki bazlı protein pazarında Akdeniz'e özgü bir yaklaşım sunmayı amaçladığını belirten Sarıcaoğlu, baklagillerin tahıllarla entegrasyonunun, yenilikçi gıda formülasyonlarının önünü açtığını vurguladı. Bu sayede, yerel protein kaynaklarının güçlendirilmesi, protein ithalatına olan bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi gibi stratejik hedeflere ulaşılması planlanıyor. BTÜ Rektörü Naci Çağlar da üniversitenin bu tür uluslararası projelere katılımının, hem bilimsel birikimi artırdığını hem de küresel alanda görünürlüğünü pekiştirdiğini ifade ederek, projenin önemini bir kez daha altını çizdi.




