• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 23 Temmuz 2026 03:39
Düzenleme : 23 Temmuz 2026 03:39

Ankara'da ATA Çiftliği'nden tarihi bal hasadı: Saf Anadolu ırkı arıların mirası korunuyor

Ankara'da ATA Çiftliği'nden tarihi bal hasadı: Saf Anadolu ırkı arıların mirası korunuyor
Ankara'da ATA Çiftliği'nde 2026 yılının ilk bal hasadı yapıldı. Saf Anadolu ırkı arıların genetik mirasını koruyan proje, iklim değişikliğine karşı da önemli bir savunma hattı oluşturuyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sürdürülebilir tarım ve biyoçeşitliliğin korunması yönündeki öncü çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Türkiye'nin en büyük tarım kampüsü unvanını taşıyan ATA Çiftliği'nde (BAKAP) Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde oldukça anlamlı bir hasat gerçekleştirildi.

morgan yeni köy

ANKARA'NIN İLK BAL HASADI ATA ÇİFTLİĞİ'NDE

2026 yılının ilk bal hasadının yapıldığı merkez, sadece bal üretimiyle değil, aynı zamanda yürüttüğü bilimsel araştırmalar, verdiği uygulamalı eğitimler ve sunduğu teknik rehberlik hizmetleriyle Ankara'da arıcılığın gelişimine lokomotif görevi görüyor. Bu yılki hasadın en dikkat çekici yanı ise, elde edilen balın tamamen saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmiş olması ve tek bir bitki türünden toplanmış olması. Bu durum, hem yerel biyoçeşitliliğin korunması hem de genetik mirasın aktarılması açısından büyük önem taşıyor.

GENETİK KORUMA VE VERİMLİLİK ARTIRMA ÇABALARI

ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirmenin heyecanını dile getirirken, 50 kovanla başlayan serüvenin bugün 150 koloniye ulaştığını belirtti. Tüzün, özellikle Anadolu ırkı arılarının genetik özelliklerinin korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının temel hedefleri olduğunu vurguladı. Arıların hem genetik olarak ilerlemesini sağlamak hem de verimliliklerini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, en nitelikli ana arıların titizlikle seçilerek bu merkezde yetiştirildiğini ekledi.

ALTUN REKLAM

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ANADOLU ARI IRKININ ÜSTÜNLÜĞÜ

İklim değişikliğinin küresel ölçekte arıcılık sektörü üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çeken Tüzün, Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya gösterdiği yüksek uyum yeteneğinin altını çizdi. Bu adaptasyon kabiliyetinin, sürdürülebilir üretim modelinin en kritik unsurlarından biri olduğunu belirtti. Tüzün ayrıca, arıların hem tarımsal üretimdeki vazgeçilmez rolüne hem de biyoçeşitliliğin korunmasındaki hayati önemine değinerek, bu süreçte Anadolu ırkı ile sağlanan uyumun, genetik kaynakların korunması adına atılmış önemli bir adım olduğunu sözlerine ekledi.