Çevre, iklim ve su alanlarında yapılan uzun hazırlık ve analiz çalışmalarının ardından Ankara'da yeni bir sivil toplum kuruluşu faaliyete geçti. Ekolojik İletişim ve Sürdürülebilir Yaşam Derneği adıyla kurulan oluşum, uzmanlık temelli, çok alanlı ve gelişen ihtiyaçlara uyumlu bir çalışma modeliyle dikkat çekiyor. Dernek, çevresel bilincin artırılması, kamu yararına savunuculuk yapılması, bilimsel verinin karar süreçlerinde kullanılması ve sürdürülebilir yaşam için sağlıklı, adil ve erişilebilir ortamların desteklenmesini hedefliyor.
EKOLOJİK İLETİŞİM ALANINDA BİR İLK
Dernek, 'ekolojik iletişim' alanını kurumsal olarak ele alan ve bu başlıkta faaliyet yürütmek üzere örgütlenen ilk sivil toplum oluşumu olma özelliğini taşıyor. Bu girişimin, çevresel verilerin, bilimsel bilginin ve kamu yararına bilgilendirmenin toplumsal etkisini artırması bekleniyor. Kuruluş, iklim değişikliği, su yönetimi, çevresel sağlık, sıfır atık, döngüsel ekonomi, afet risk azaltımı, biyolojik çeşitlilik, ekosistem temelli uyum, sürdürülebilir tarım-gıda sistemleri, enerji dönüşümü, çevre hukuku, çevresel adalet ve kültürel ekoloji gibi geniş bir yelpazede çalışmalar yürütecek.
DİSİPLİNLERARASI BİR KURUCU KADRO
Derneğin kurucuları, çevre ve iklim, enerji, tarım, kentleşme, orman ve sağlık alanlarının yanı sıra savunuculuk, medya, akademi ve hukuk gibi farklı disiplinlerden geliyor. Kurucu isimler arasında Nizamettin Bilici, Ayhan Bilgen, Ersin Bebek, Şakir Gürel, Elif Habip, Fatma Ömür Balcı, Mustafa Akıncıoğlu, İbrahim Gökdemir, Oğuz Özkale, Serkan Çelebi, Mehmet Yazıcı, Hayrunnisa Bebek ve Sultan Tapdık yer alıyor. Kurucu Başkan Nizamettin Bilici, iklim değişikliği ve çevresel risklerin etkilediği alanların genişlediği bu dönemde, sürdürülebilir yaşamın artık yalnızca çevresel değil, su güvenliği, enerji, sağlık, tarım-gıda sistemleri, kentleşme ve sosyal eşitlik gibi çok alanlı bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.
İŞBİRLİKLERİ VE GELECEK HEDEFLERİ
Dernek, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası ağlarla işbirliklerini değerlendirmeyi planlıyor. İlk dönem çalışmalarının savunuculuk, izleme ve iletişim odaklı yürütülmesi öngörülüyor. Araştırma, izleme, raporlama, veri üretimi, iletişim, farkındalık ve savunuculuk faaliyetleriyle, iklim ve çevre alanındaki değişen ihtiyaçların bilimsel bilgi, toplumsal bilinç ve kamu yararına savunuculukla karşılanabileceğini savunuyor. Bu kapsamda, hem araştırma ve izleme mekanizmaları kurmayı, hem politika süreçlerini takip etmeyi hem de sürdürülebilir yaşam yaklaşımının toplumda güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyor.




