Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Kumköy Mahallesi'nde, 2008'deki Büyükşehir Yasası öncesinde Serik'e bağlı bir köy olan yerleşim yerinde eşine az rastlanır bir tapu kaydı durumu yaşanıyor.
TAPU KAYITLARININ OLUŞUMU
Olayın kökeni, 1952 yılına dayanıyor. O dönemde henüz tapu kayıtlarının olmadığı ve köylülerin arazileri zilyet olarak kullandığı zamanlarda kadastro çalışması yapıldı. Köy halkının tapu işlemleri için para ödemek istememesi üzerine, köye gelen iki tapu memuruyla yalnızca köy kahvesinin sahibi Recep Durmaz ilgilendi. Bu ilgi üzerine Durmaz'ın evi, kahvesi ve bahçesi için 4200 metrekarelik müstakil tapu verilirken, diğer tüm evlerin bulunduğu alanlar ise tüm köylülerin üzerine hisseli olarak kaydedildi.
700'ÜN ÜZERİNDE HİSEDAR
Kumköy'ün eski muhtarı İzzet Tekin, yaşanan bu durumu şu sözlerle aktardı: "O dönem Ankara'dan gelen tapu memurları bir kış günü köye geliyor. Köyde sadece Recep amcanın kahvehanesi var, kerpiç bir yapı ve 5 yıl önce kapandı. Gelen memurlarla köyde sadece Recep amca ilgileniyor, hiç kimse ilgilenmiyor. Recep amca onlara yemek, çay veriyor. Bu kahvede kadastro çalışması yapan arkadaşları ağırlıyor. Onların her şeyiyle ilgileniyor. Diğerleri de 'Devlet para alacak, paramız yok' diye ilgilenmemiş. Ankara'dan gelen memurlar da sadece Recep amcanın evi, kahvesi ve bahçesinin olduğu yerlere, 4200 metrekare müstakil tapu veriyor. Diğer köylüleri de cezalandırmışlar 'Siz böyle ilgisiz davranıyorsunuz' diye. Bütün tapulara bütün köylüyü hissedar olarak yazmışlar. Şimdi örneğin benim evimin olduğu yerde bütün köylü hissedar. Aynı şekilde ben de köydeki diğer tüm evlerde hissedarım. Her bir parselde 700'ün üzerinde hissedar bulunuyor."



