Antalya'nın hayati içme suyu kaynağı olan Kırkgöz su kaynaklarında, Antalya Valiliği'nin öncülüğünde kapsamlı bir koruma seferberliği başlatıldı. Mavi Akdeniz Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, su altı ve su üstü temizliğinin yanı sıra bilimsel incelemeler de gerçekleştirildi. Bu önemli projede Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Döşemealtı Belediyesi'nin ortak çalışmaları dikkat çekti.
SU ALTINDA TEHLİKELİ MANZARALAR
Antalya ASAT Genel Müdürlüğü, şehrin içme suyu güvenliği açısından stratejik öneme sahip Kırkgöz Havzası'nda su kalitesini sürekli izlerken, bilimsel çalışmalarla kaynakların korunmasına yönelik faaliyetlerini de aralıksız sürdürüyor. Gerçekleştirilen dalışlarda, kaynakların su altındaki ekolojik yapısı detaylı bir şekilde incelenirken, suyu tehdit eden her türlü atık titizlikle temizlendi. Ancak bu temizlik operasyonları sırasında karşılaşılan manzara, durumun vahametini gözler önüne serdi.
GELECEK NESİLLERE TEMİZ SU BIRAKMAK İÇİN UYARI
ASAT Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Havza Yönetimi ve İzleme Şube Müdürü Dr. Mehmet Ulusoy, Kırkgöz Su Kaynakları'nın Toros Dağları'nın karstik yapısı ve Kestel düdenlerinden beslenerek Antalya'nın içme suyu güvenliğinde kilit rol oynadığını vurguladı. Ulusoy, ASAT olarak yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kalitesini bilimsel verilerle izleyip denetlemeye ve korumaya devam ettiklerini belirterek, Antalya'nın su kaynaklarını gelecek nesillere aynı kalitede ulaştırmak için tüm kurumlarla iş birliği içinde çalıştıklarını ifade etti. Ulusoy, su kaynaklarının korunmasının sadece kamu kurumlarının değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu da hatırlattı. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise yapılan su altı incelemelerinde çok sayıda cam şişe, plastik atık ve farklı türde çöple karşılaştıklarını dile getirerek, Kırkgözler'in Antalya'nın yaşam kaynağı olduğunu ve bu alanın kirletilmesinin doğrudan içme suyu kaynaklarını ve doğal ekosistemi olumsuz etkilediğini belirtti. Gökoğlu, vatandaşları daha duyarlı olmaya davet ederek, doğal su kaynaklarının korunmasının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu bir kez daha vurguladı.







