NASA'nın Artemis 2 görevi, astronotların Ay yolculuğu sırasında maruz kaldığı radyasyon seviyeleri ve psikolojik etkileri inceleyerek tarihi bir ilke daha gerçekleştiriyor.
RADYASYON TEHDİDİNE DİKKAT
Artemis 2'ye katılan dört astronot, uzayın zorlu koşullarına karşı korunaklı bir kapsül içinde yolculuk yapsa da, yüksek seviyede radyasyona maruz kalma riski ile karşı karşıya kaldı. Uzay ajansının özellikle incelemek istediği bu risk, insan sağlığı açısından kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Astronotların Ay etrafındaki yolculuğu, insanlığın bugüne kadar ulaştığı en uzak mesafelerden biri oldu.
SAĞLIK DURUMU SÜREKLİ İZLENECEK
NASA, Orion kapsülüne yerleştirdiği sensörlerle radyasyon seviyelerini ölçmenin yanı sıra, astronotlardan fırlatma öncesi ve sonrası kan örnekleri alarak karşılaştırmalı analiz yapmayı planlıyor. Görev boyunca tükürük örnekleri de toplanacak ve astronotların sağlık durumu akıllı saatlerle sürekli olarak izlenecek.
İNSAN ORGANLARINI TAKLİT EDEN TEKNOLOJİ
Görev kapsamında kapsüle yerleştirilen ileri teknoloji bilgisayar çipleri, insan vücudundaki bazı organların işlevlerini taklit edebiliyor. Özellikle kan hücrelerini üreten kemik iliğini modelleyerek radyasyonun etkilerini incelemeyi hedefleyen NASA, derin uzayda Güneş kaynaklı radyasyondan ziyade süpernovalardan gelen galaktik kozmik radyasyonun daha yoğun olacağını öngörüyor. Uzmanlara göre radyasyonun etkileri yalnızca kanser riskiyle sınırlı kalmayıp, merkezi sinir sistemi ve dolaşım sistemi üzerinde de ciddi sorunlara yol açabiliyor.




