Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Başkanı Yavuz Işık, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde yapı güvenliğinin sadece kaliteli betonla değil, üretimden uygulamaya kadar süren bağımsız denetimle sağlanabileceğini belirtti.
Kaliteli malzeme tek başına yetmez
Işık, Türkiye'nin beton teknolojisinde önemli bir birikime sahip olduğunu ve standartlara uygun üretilen betonun yapı güvenliğinin temelini oluşturduğunu vurguladı. Kalite Güvence Sistemi (KGS) belgeli beton kullanımının da kaliteli ürünlere erişimde önemli bir güvence olduğunu ekledi. Ancak Işık, yapı güvenliğinin yalnızca malzeme kalitesiyle sınırlı olmadığını, betonun karışım tasarımından şantiyedeki yerleştirilmesine kadar tüm aşamalarda denetimin sürekliliğinin şart olduğunu ifade etti.
Denetim zincirinin her halkası önemli
THBB Başkanı, zincirin herhangi bir noktasındaki denetim eksikliğinin, en kaliteli malzemenin dahi yapının güvenliğini tek başına garanti edemeyeceğini söyledi. Bu nedenle, beton üretim ve uygulama süreçlerinin her aşamasında sürekli ve bağımsız denetimin gerekliliğini vurguladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın denetimi dijitalleştirme adımını olumlu bulan Işık, bu sistemin üretimin ve sevkiyatın sürekli izlenmesine olanak tanıdığını belirtti.
Ortak çaba depreme dirençli şehirler yaratır
Işık, depremin ne zaman geleceğinin bilinmediğini ancak inşa edilen yapıların deprem karşısındaki davranışının bugün belirlenebileceğini hatırlattı. Depreme dirençli şehirler oluşturmak için malzeme üreticisinden mühendise, müteahhitten denetim kuruluşlarına ve kamu kurumlarına kadar tüm paydaşların ortak bir sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Yapı güvenliğinin, bilimsel esaslardan taviz vermeden kalite ve denetimin tüm süreçlerde eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olacağını sözlerine ekledi.







