• Ziraat Bankası Reklam
MUŞ
Yayınlanma : 09 Şubat 2026 09:40
Düzenleme : 09 Şubat 2026 09:47

Bu kültürü muhafaza eden tek köy: Muş Suboyu Köyü

Bu kültürü muhafaza eden tek köy: Muş Suboyu Köyü
Muş’ta ev ziyaretleri ve misafir ağırlama geleneği yıllardır bilinir; ancak bu kültürü kesintisiz ve toplu biçimde yaşatmayı başaran nadir yerlerden biri Suboyu Köyü.

ALPARSLAN DİYARI- Köy halkı, senelerdir her hafta başka bir evde toplanarak sadece misafirlik yapmıyor; dayanışmayı, kardeşliği ve birlikte yaşama ahlakını gelecek kuşaklara aktarıyor.

morgan yeni köy

 

Her Hafta Başka Bir Ev, Aynı Muhabbet

 

Suboyu’nda ziyaretler rastgele değil; düzenli, planlı ve kapsayıcı. Her hafta yeni bir evde buluşuluyor. Sofralar paylaşılıyor, dertler konuşuluyor, sevinçler çoğalıyor. Bu süreklilik, köyde kimsenin yalnız kalmamasını sağlıyor.

 

Muhtarın Mesajı: “Bu Bir Gelenek”

 

Köy Muhtarı Nesip Akar, bu buluşmaların tesadüf olmadığını vurguluyor:

“Bu iş bugün başlamadı. Seneleri aşan bir gelenek. Biz bu kültürü korumayı görev biliyoruz.”

 

Kardeşlik Bağlarını Güçlendiren Sofralar

 

Köy sakinlerinden Göksel Akar, bu toplantıların toplumsal gücüne dikkat çekiyor:

“Bu buluşmalar kardeşlik bağlarımızı güçlendiriyor. Aynı sofrada oturmak, aynı duaya amin demek bizi birbirimize daha çok bağlıyor.”

 

Geleceğe Bırakılan Miras

 

Ali Akar, geleneğin yarına taşınması gerektiğini söylüyor:

“Çocuklarımızın da devam ettireceği bir miras bu. Onlar da büyüdüklerinde ‘biz böyle gördük’ diyebilsin istiyoruz.”

 

Maksat Muhabbet, Kaynaşma

 

Ömer Yentür için işin özü çok net:

“Maksat muhabbet ve kaynaşma. Kapıdan içeri girince herkes eşit, herkes kardeş.”

 

Veysel Akar: “Bu Sadece Bir Ziyaret Değil, Bir Emanet”

 

Suboyu Köyü’nde yıllardır süren bu geleneğin anlamını en derinden anlatan isimlerden biri de Veysel Akar. Ona göre bu buluşmalar sıradan bir misafirlikten çok daha fazlası:

“Biz kapı kapı dolaşırken aslında geçmişimizi dolaşıyoruz. Babalarımızdan, dedelerimizden bize kalan bir emaneti yaşatıyoruz. Bu sofralarda sadece yemek yenmez; gönüller birleşir, kırgınlıklar biter, kardeşlik tazelenir.”

Veysel Akar, bu kültürün köyü ayakta tutan görünmez bir bağ olduğuna dikkat çekiyor:

“Bugün ayakta durabiliyorsak, birbirimizin cenazesinde omuz omuza, düğününde yan yana olabiliyorsak bunun sebebi bu muhabbet sofralarıdır. Kim zengin, kim fakir diye bakılmadan aynı çorba içilir. İşte bizi biz yapan budur.”

Konuşmasının en vurucu bölümünde ise geleneğin geleceğine dair net bir mesaj veriyor:

“Biz bu kültürü sadece kendimiz için yaşatmıyoruz. Çocuklarımız görsün, hafızalarına kazısın diye yapıyoruz. Yarın biri çıkıp ‘bu neden vardı’ diye sorduğunda, cevabı hazır olsun:

Veysel Akar’ın sözleri, Suboyu Köyü’nde yaşatılan bu geleneğin bir alışkanlık değil, bir duruş olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Sessizce ama kararlılıkla…

 

Geçmişe vefayla, geleceğe umutla.

 

Köy halkının Ortak Mesajı

 

Köy halkı bu kültürü tek cümlede özetliyor:“Biz babadan böyle gördük.”

ALTUN REKLAM

Suboyu Köyü’nde yaşatılan bu gelenek, geçmişten geleceğe uzanan sessiz ama güçlü bir örnek. Gösterişsiz, samimi ve sahici… Anadolu’nun kalbinde, insanı insan yapan değerlerin hâlâ capcanlı olduğunun kanıtı.