Osmangazi Belediyesi, Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümü anısına '700. Yılında Bursa Türkçeyi Konuşuyor' başlıklı bir panel düzenleyerek, dilimizin tarihi serüvenini ve kültürel birikimimizdeki yerini mercek altına aldı. Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen bu etkinlik, Türkçenin geçmişten geleceğe uzanan yolculuğuna ışık tuttu.
TÜRKÇENİN TARİHSEL YOLCULUĞU VE KÜLTÜREL MİRAS
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nde hayata geçirilen panel, Türkçenin tarihsel gelişimini, Balkanlar üzerindeki etkisini ve kültürel mirasımıza yaptığı katkıları akademik bir perspektifle irdeledi. Prof. Dr. Hatice Şahin'in moderatörlüğünde Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Doç. Dr. Hasene Aydın, Dr. Ayla Hafız Küçük Usta, Prof. Dr. Lindita Xhanarı ve Uzman Belgin Aksu gibi değerli isimlerin katkılarıyla Türkçenin 4. yüzyıldan günümüze uzanan serüveni, Balkan dillerindeki yansımaları ve Türk Dil Kurumu'nun bu konudaki çalışmaları derinlemesine ele alındı. Katılımcılar, Türkçenin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda milli kimliğimizin ve medeniyetimizin en önemli taşıyıcısı olduğuna vurgu yaptı.
BAŞKAN AYDIN: TÜRKÇE MEDENİYETİMİZİN TAŞIYICISI
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, fethin 700. yılında düzenlenen bu etkinlikle Türkçenin coğrafyamızdaki önemine dikkat çekti. Aydın, "Fethin 700. yılında Bursa Türkçeyi konuşuyor. Türkçenin geçmişi çok daha eskiye dayanıyor. Orhangazi’nin Bursa’yı fethetmesinin ardından, hem Türkçeyi bu coğrafyada etkin kılmak hem de Selçuklu ile Osmanlı medeniyetinin izlerini yaşatmak adına Türkçe en önemli araçlardan biri olmuştur." diyerek, Karamanoğlu Mehmet Bey'in 13 Mayıs 1277 tarihli fermanına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nu kurarak Türkçeye verdiği büyük öneme atıfta bulundu. Atatürk'ün Türkçeyi milli egemenlik, bağımsızlık ve medeniyetin yaşatılması için temel bir unsur olarak gördüğünü belirten Aydın, dilimize yapılan yatırımların önemini vurguladı.
BALKAN DİLLERİNDEKİ TÜRKÇE İZLERİ
Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi Başkanı Ayla Hafız Küçük Usta, Bursa'nın önemli bir Balkan şehri olduğunu ve Türkçenin bu coğrafyada 4. yüzyıldan itibaren konuşulmaya başlandığını belirtti. Hunlarla birlikte bölgeye gelen Türk kavimlerinin Türkçeyi yaygınlaştırdığını, Osmanlı döneminde ise Oğuz Türkçesinin hakim dil haline geldiğini anlattı. Tiran Üniversitesi'nden Prof. Dr. Lindita Xhanarı ise, Osmanlıların bölgeden ayrılmasına rağmen Balkan dillerindeki Türkçe kelime etkisinin sürdüğünü, günümüzde 8 Balkan dilinde görülen bu etkinin, özellikle Türk dizileri aracılığıyla yeni kelimelerin de dilimize entegre olmasına yol açtığını söyledi. Sırpça ve Boşnakça'da 8 ila 9 bin, diğer Balkan dillerinde ise 3 ila 5 bin arasında Türkçe kökenli kelime bulunduğunu belirten Xhanarı, evlerimizde kullanılan yorgan, yastık, dolap gibi pek çok eşyanın adının hala Türkçe olduğunu örneklerle açıkladı.




