ALPARSLAN DİYARI-Aktaş, yayımladığı mesajda Çanakkale Zaferi’nin Türk milletinin tarih boyunca kazandığı en büyük kahramanlık destanlarından biri olduğunu belirterek, bu eşsiz zaferin temelinde inanç, azim ve vatan sevgisinin bulunduğunu vurguladı.
“Çanakkale, yokluk ve imkânsızlıklar içinde bir milletin vatanını canı pahasına nasıl savunduğunun en açık göstergesidir” ifadelerini kullanan Aktaş, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur” sözlerini hatırlattı.
“Sadece Bir Zafer Değil, Bir Dirilişin Sembolü”
Çanakkale Zaferi’nin yalnızca geçmişte kazanılmış bir askeri başarı olmadığını dile getiren Aktaş, bu büyük mücadelenin aynı zamanda milletin geleceğine yön veren bir ilham kaynağı olduğunu ifade etti.
Aktaş açıklamasında, “Çanakkale, milletimizin hürriyetine, istiklaline ve bayrağına olan bağlılığının en güçlü ifadesidir. Bu zafer, sadece tarihimize değil, milletimizin gönlüne de kazınmıştır” dedi.
“253 Bin Şehidimizin Emaneti”
Çanakkale’de 253 bin şehidin verildiğini hatırlatan Aktaş, bu büyük fedakârlığın Türk milletine yüzyılı aşkın süredir güç verdiğini dile getirdi.
“Anadolu’nun dört bir yanından gelerek vatan müdafaası için canını ortaya koyan kahramanlarımız, tüm dünyaya ‘Çanakkale geçilmez’ gerçeğini kabul ettirmiştir” ifadelerini kullanan Aktaş, bu ruhun gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Şehit Ailelerine Anlamlı Mesaj
Mesajında şehit ailelerine de özel olarak yer veren Aktaş, devlet ve milletin her zaman onların yanında olduğunu vurguladı.
Aktaş, “Şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli ailelerine sabır ve metanet diliyoruz. Onların fedakârlıkları asla unutulmayacaktır” dedi.
“Minnet ve Şükranla Anıyoruz”
Mesajının sonunda tüm şehitleri rahmet ve minnetle andığını belirten Aktaş, “18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, Çanakkale şehitlerini ve vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Aktaş’ın mesajı, Çanakkale ruhunun aradan geçen 110 yıla rağmen ilk günkü gibi canlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.




