Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Başkanı Ahmet Koru, İpsala Ovası'nda 2026 yılı çeltik hasadı öncesinde üreticilere yönelik kritik uyarılarda bulundu. Koru, maliyetler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından belirlenecek alım fiyatları, çeltik ve pirinç ithalatı ile İpsala'daki lisanslı depo kapasitesi konularında önemli mesajlar verdi.
Dekar başına maliyet ve rekolte beklentisi
Koru, bu yılki çeltik hasadının bayır arazilerde başladığını ve önümüzdeki haftalarda ovaya yayılmasının beklendiğini belirtti. Su sıkıntısı yaşanmadığına dikkat çeken Koru, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ekim alanının geçen yıla kıyasla 450 bin dekardan 500 bin dekara çıktığını ve rekoltenin 400 bin tonu aşmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin toplam çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40'ının Edirne'den karşılandığını hatırlatan Koru, yüksek rekoltenin tek başına üreticinin lehine olmayacağını, asıl belirleyici faktörün ürünün satılacağı fiyat olduğunu vurguladı. Yapılan bir maliyet raporuna göre, bir dekar çeltiğin 37 bin 815 liraya mal olduğu ve kilogram başına maliyetin 47,26 liraya ulaştığı belirtildi. Arazi kirası en büyük gider kalemi olarak öne çıkarken, zirai mücadele ve hasat giderleri de önemli kalemler arasında yer aldı.
TMO'nun rolü ve ithalatın önlenmesi çağrısı
Ahmet Koru, TMO'nun geçen sezon açıkladığı alım fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığını ve özellikle Osmancık çeşidi üreticisinin zarar riskiyle karşı karşıya kaldığını savundu. Bu nedenle TMO'nun 2026 çeltik alım fiyatını hasat döneminde açıklaması ve alıma başlaması gerektiğini talep etti. Fiyatın maliyeti karşılaması ve üreticiye makul bir kazanç sağlaması gerektiğini belirten Koru, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan hububatta gösterilen kararlılığın çeltikte de sergilenmesini istedi. İkinci önemli talep ise bu sezon çeltik ve pirinç ithalatına kesinlikle izin verilmemesi yönünde oldu. Yılın ilk 7 ayında önemli miktarda pirinç ve çeltik ithalatı yapıldığını hatırlatan Koru, hasat döneminde yapılacak ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Gümrük vergisi indirimleri, indirimli ithalat kontenjanları ve dahilde işleme rejimleri kapsamında yapılan girişlerin denetlenerek iç piyasaya kaymasının engellenmesi gerektiğini vurguladı.
Lisanslı depo kapasitesi ve ürün güvencesi
Koru, İpsala'da düzenlenen toplantılara atıfta bulunarak, lisanslı depo kapasitesinin artırılmasının üreticiler için önemli bir güvence oluşturacağını belirtti. Depo kapasitesinin artmasıyla üreticinin ürününü hasat zamanı düşük fiyatlarla satmak zorunda kalmayacağını, nakliye maliyetlerinin azalacağını ve ürün kalitesinin daha iyi korunacağını ifade etti. İpsala Belediyesi'nin bu konudaki öncü rolüne de değinen Koru, İpsala Pirinci'nin Türk Patent ve Avrupa Komisyonu nezdinde tescil edilmiş olmasının bir unvan olmanın ötesinde bir güvence niteliği taşıdığını hatırlattı. Son olarak Koru, TMO'nun maliyeti karşılayan bir fiyatla piyasaya girmesi, ithalatın durdurulması ve İpsala'daki lisanslı depo kapasitesinin hızla artırılması yönündeki çağrısını yineledi.






