Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Türkiye'nin denetimli serbestlik sisteminde artık 'öğreten ülkeler' seviyesine yükseldiğini açıkladı. Yıldırım, cezaevlerinde bugüne kadar yapılan 392 milyon görüntülü görüşmeden, dijital izleme yöntemlerine kadar infaz sistemindeki köklü dönüşümü anlattı. Türkiye'nin cezaevlerinde 435 bin kişi bulunduğunu belirten Yıldırım, 'Türkiye cezasızlık ülkesi değil, Avrupa'nın en sert ceza politikalarından birini uyguluyoruz' dedi.
DENETİMLİ SERBESTLİKTE 20 YILLIK DEVRİM
Yıldırım, denetimli serbestlik sisteminin 2005'te hukuk sistemine girdiğini ve 20 yılda büyük bir başarı hikayesi yazıldığını vurguladı. Sistemin, şartlı tahliye ile hakkın tahliyesi arasındaki boşluğu doldurduğunu ifade eden Yıldırım, 'Kamuoyu denetimli serbestliği bazen salıverilme ile karıştırıyor; biz sistemdeki bir boşluğu doldurduk' açıklamasını yaptı. Bugün 6300 uzmanın bu alanda hizmet verdiğini ve sistemin Türkiye'de infazın olmazsa olmazı haline geldiğini söyledi.
DİJİTAL ÇAĞDA İNFAZ ARTIK DUVARLAR ARASINDA DEĞİL
Genel Müdür, infaz sisteminin geleceğinin toplum içinde, dijital izleme yöntemleriyle gerçekleşeceğini belirtti. 'Artık dijital sistemler, kişinin hürriyetinin kısıtlanırken mutlaka dört duvar arasında tutulmasını zorunlu kılmıyor' diyen Yıldırım, elektronik kelepçe ve benzeri mekanizmalarla kişilerin toplum içinde denetimli infaz edilebileceğini ifade etti. Türkiye'nin 2000'li yıllardan bu yana 314'ün üzerinde yeni ceza infaz kurumu inşa ederken, 410 civarında eski kurumu kapattığını açıkladı.
ULUSLARARASI ÖDÜLLER VE SIFIR TOLERANS POLİTİKASI
Yıldırım, Türkiye'nin infaz alanında 2022'den bu yana iki dünya, bir Avrupa ödülü aldığını ve Avrupa Denetimli Serbestlik Konfederasyonu'ndan takdirname belgesi aldığını duyurdu. Kötü muamele iddialarına karşı 'sıfır tolerans' politikası izlediklerini vurgulayan Yıldırım, 'En inandırıcı olmayan iddiayı bile detaylarıyla inceliyoruz' dedi. Görüntülü iletişim sistemini suistimal edenlerin haklarının derhal kısıtlandığını veya kaldırıldığını belirterek, sistemin aile bağlarını korumak için hayati önem taşıdığını ifade etti.




