CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimdeki verim artışına rağmen çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını ve borç yükünün giderek büyüdüğünü dile getirdi. Gürer, “Üretici, mahsulü bol olunca daha önceki yıllarda oluşan borçlarını da kapatacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı” dedi.
Borç yükü katlanarak artıyor
Milletvekili Gürer, tarımsal üretimde 2026 yılında verim ve rekolte artışı yaşandığını ancak düşük alım fiyatları nedeniyle üreticinin gelir beklentisinin karşılanmadığını belirtti. Üzümden buğdaya, fındıktan domatese kadar birçok üründe beklenen gelirin elde edilemediğini ve bunun borç ödemede sorunları artırdığını vurguladı. Gürer'in verdiği rakamlara göre, tarım sektörünün bankalara olan kredi borcu 2006'da 6 milyar 475 milyon lira iken, 2026 Temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 28 milyon liraya ulaştı. Bu, yaklaşık 20 yılda 230 katlık bir artış anlamına geliyor.
Çiftçi borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor
Girdilerin maliyetinin sürekli arttığını ve üretim maliyetleri ile elde edilen gelir arasındaki makasın açıldığını ifade eden Gürer, çiftçinin tarlasını ekebilmek için gübre, ilaç, mazot, su, elektrik ve tohum gibi temel ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Bu durumun, çiftçiyi borcunu kapatmak için yeniden borçlanmaya ittiğini belirtti. Ayrıca, takipteki çiftçi borçlarının da son 20 yılda yaklaşık 125 kat artarak 26 milyar 602 milyon liraya yükseldiğini kaydetti. Gürer, çiftçinin banka borcundaki yıllık artışın, tarımsal destek bütçesinin 2,5 katına ulaştığını vurgulayarak, acil önlemler alınması gerektiğini dile getirdi.
Çözüm önerileri sıralandı
Gürer, çiftçinin kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları için kapsamlı bir yapılandırma önerdi. Bu kapsamda, birikmiş borçların faizlerinin silinmesi, ana borçların en az 3-5 yıl faizsiz ertelenmesi ve uzun vadeye yayılması gerektiğini belirtti. Tarım aletlerine ve tarlaya yönelik icra ve haciz işlemlerinin durdurulması gerektiğini de ekledi. Gürer ayrıca, mazot, gübre, tohum, elektrik ve sulama suyu gibi temel tarımsal girdilerdeki vergi yükünün azaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticiyi koruyacak bir alım politikası izlenmesi ve kamucu politikalarla kooperatifçiliğin geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





