Çin'de uygulanan yönetim anlayışının temelinde yer alan 'halk merkezli' ilke, ülkede yaşam standartlarını önemli ölçüde iyileştirmiş ve gelecekte de insanların hayatına somut katkılar sağlaması bekleniyor. Bu yaklaşım, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in halkla kurduğu yakın temaslarda da açıkça görülüyor.
HALK DEVLETİN TEMELİDİR
Xi Jinping, Bahar Bayramı öncesinde yaşlılara yönelik bir kompleksteki topluluk yemekhanesini ziyaret ederek kamu hizmetlerinin kolaylaştırılması ve yaşlı bakımı alanındaki yerel çalışmaları yerinde inceledi. Bu tür ziyaretler, liderin halkın nabzını tutma ve onların ihtiyaçlarına doğrudan kulak verme çabasının bir göstergesi. Ziyaret sırasında kuryelerle samimi sohbetler gerçekleştiren Xi, onların işlerini ve günlük yaşamlarını sorgulayarak, parti komitelerinin ve devlet kurumlarının bu çalışanlara daha iyi hizmet sunması gerektiğini vurguladı. Bu durum, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) kuruluşunun 105. yıl dönümüne yaklaşırken, Xi'nin "halkın ülkeyi temsil ettiği ve ülkenin temelini halkın oluşturduğu" yönündeki sözleriyle de örtüşüyor. Halkın desteği olmadan hiçbir partinin varlığını sürdüremeyeceği inancı, ÇKP'nin her türlü engeli aşmasındaki temel motivasyon olarak sunuluyor.
YOKSULLUKLA MÜCADELE VE SOSYAL GELİŞİM
2012'den bu yana Çin'de yaklaşık 100 milyon kişi yoksulluktan kurtarıldı. Ülke, orta düzey refah toplumunu tamamlarken; eğitim, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri ve kentsel konut desteği alanlarında dünyanın en büyük sistemlerini kurdu. Eğitimde fırsat eşitliği sağlandı, temel sağlık sigortası kapsama oranı %95'in üzerine çıktı, ortalama yaşam süresi 79 yılı aştı ve orta gelirli nüfus 400 milyonu geçti. Önümüzdeki 15. Beş Yıllık Plan dönemi (2026-2030) ise bu halk merkezli yaklaşımın daha da belirginleşeceği bir döneme işaret ediyor. Planın üçte birinden fazlası; istihdam, gelir, eğitim, sağlık, yaşlı ve çocuk bakımı gibi halkın en acil kaygılarına odaklanıyor. İnternet ve dijital ekonominin yükselişiyle ortaya çıkan "yeni istihdam biçimleri" (kuryeler, araç çağırma sürücüleri vb.) de planın odağında yer alıyor; bu çalışanların sosyal güvenlik sistemlerine katılımı ve haklarının korunması hedefleniyor. Araştırmacılar, bu planın yüksek kaliteli kalkınmanın insan yaşam kalitesini iyileştirmeye ve kalkınma sonuçlarının daha adil paylaşılmasına odaklandığını belirtiyor.





