Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31) için geri sayım sürerken, Malatya ev sahipliğinde kritik bir uluslararası buluşma gerçekleşti. Bu önemli toplantı, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
DEPREM SONRASI YENİDEN İNŞA VE İKLİM UYUMU
Malatya'daki bir otelde düzenlenen zirveye, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'in yanı sıra Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı gibi dev kuruluşların temsilcileri akın etti. Başkan Sami Er, 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkilerinin ardından şehrin yeniden imarı sürecinde iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum stratejilerinin nasıl entegre edildiğini detaylı bir şekilde paylaştı. Alternatif su kaynakları projeleri ve iklim uyum eylem planları masaya yatırılırken, depremden etkilenen bir bölge için dirençli bir gelecek inşa etme kararlılığı vurgulandı.
SOMUT ADIMLAR VE GÜÇLÜ ORTAKLIKLAR
İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan, COP31'in sadece konuşulup geçilecek bir platform olmadığını, aksine uygulama odaklı somut adımların atılacağı bir konferans olacağını belirterek, şehirlerin iklim değişikliğine karşı direncini artıracak projelere öncelik verilmesi gerektiğini savundu. Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami ise gönderdiği video mesajda, Türkiye ile iklime dirençli şehirler konusunda güçlü bir ortaklık potansiyeli taşıdıklarına inandığını dile getirerek, bu alandaki iş birliğinin geleceği şekillendireceğini ifade etti. Toplantı, COP31 öncesinde önemli bir ivme kazandırırken, küresel iklim hedeflerine ulaşmada yerel yönetimlerin ve uluslararası finans kuruluşlarının rolünü pekiştirdi.






