2025 yılında Türkiye'nin denizlerinde yoğun çalışmalar yürüten bilim insanları, önümüzdeki yıl yani 2026'da iklim değişikliği, deniz kirliliği ve yabancı türlerin istilası gibi konuların öne çıkacağını öngörüyor. Bu başlıkların, deniz bilimleri alanındaki enstitü ve kuruluşlar için önemli gündem maddeleri olması bekleniyor.
Marmara ve Boğazlar Öncelikli Alanlar Olacak
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, 2025'in kendileri için verimli geçtiğini belirterek, çeşitli çalıştaylar düzenlediklerini, kitaplar yayımladıklarını ve dergi çıkardıklarını ifade etti. Vakfın araştırma gemileriyle yapılan seyirlerde veri toplandığını ve mercanların korunması için yeni işbirliklerinin imzalandığını aktardı. 2026 için Boğazlar ve Marmara Denizi'nin öncelikli çalışma alanı olarak belirlendiğini vurgulayan Öztürk, "Bu bölgenin ekosistemi, çevresindeki tüm denizleri olumlu ya da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle Marmara ve Boğazlar üzerindeki çalışmalarımızı sürdürmekte kararlıyız." dedi. Deniz çayırları, mercanlar ve müsilajla ilgili araştırmaların süreceğini, ayrıca Karadeniz'de deniz koruma alanlarının ilan edilmesi konusundaki ısrarların devam edeceğini belirtti.
Yabancı Türlerin Yayılımı Hızlanıyor, Denizler Tropikleşiyor
Deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın yabancı türlerin yayılımını hızlandırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Öztürk, "Karadeniz hızla Akdenizleşiyor, Akdeniz ise tropikalleşiyor. Bu durum her iki deniz için de büyük bir tehdit. Milyonlarca yılda oluşan deniz ekosistemlerinin çöküşü hafife alınmamalı. Sadece Marmara Denizi'nde 100'ün üzerinde yabancı denizel canlı tespit edilmiş durumda." diye konuştu. 2026'da denizlerin korunması ve sürdürülebilir kullanımı için daha fazla çaba gösterileceğini ve TÜDAV'ın evrensel standartlarda bilim ve koruma yapan bir dünya markası olarak yoluna devam ettiğini sözlerine ekledi.
Ulusal Denizel İklim İzleme Platformu Kuruluyor
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, 2025'i Türkiye denizleri açısından iklim değişikliği etkilerinin küresel karbon döngüsündeki rolü üzerinden de ele alınmaya başlandığı bir yıl olarak tanımladı. Enstitünün Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı kapsamında uzun dönemli veri setleri ürettiğini ve Marmara Denizi'ndeki müsilaj izleme çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Gazioğlu, 2026 yılı için temel hedeflerinin, yürütülen projeleri çok ölçekli ve disiplinler arası bir ulusal denizel iklim sistemi altında birleştirmek olduğunu ve bu kapsamda Ulusal Denizel İklim İzleme Platformu'nun kurulmasının planlandığını aktardı. Marmara Denizi'nin, iklim-kirlilik etkileşimini inceleyen uygulamalı bilimsel müdahaleler için pilot alan olarak konumlandırılacağını söyledi. Akıllı sensör sistemlerinin erken uyarı mekanizmalarına dönüştürülmesi ve Karadeniz'de saha örneklemelerinin başlamasının da 2026 gündemlerinde yer aldığını belirtti.




