İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı Ahbap soruşturması, deprem felaketinin ardından yapılan yardım kampanyalarını mercek altına alırken, tanınmış isimler Özlem Gürses ve Hazal Kaya'nın ifadeleri dikkat çekiyor. Bu iki değerli ismin beyanları, kamuoyunun güveni, toplanan bağışların akıbeti ve tanınmış simaların bu hassas dönemdeki rollerine dair önemli değerlendirmeler içeriyor.
BAĞIŞLARIN AKIBETİ VE GÜVEN SORUNU
Soruşturma kapsamında, özellikle Babala TV üzerinden yürütülen yardım faaliyetlerinde Gürses ve Kaya'nın kamuoyundaki tanınırlıklarının bir araç olarak kullanılıp kullanılmadığı soruları gündeme geldi. Oyuncu Hazal Kaya, kendi isteğiyle Babala TV'nin canlı yayınına katılarak Ahbap'a 120 bin lira bağışta bulunduğunu belirtti. Kaya, kamuoyundaki tanınırlığının yardım kampanyalarında güven tesis etmek amacıyla kullanılmasının kendisinde derin bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı. Bağışının nereye ulaştığını öğrenme talebini dile getiren Kaya, bu konuda gerekli görülmesi halinde hukuki yollara başvurabileceğini ifade etti. Ayrıca, bağışların amacına aykırı kullanıldığına dair ortaya atılan iddialara sert tepki gösteren Kaya, bu durumun bağış yapan kişiler için ciddi bir mağduriyet yaratacağını savundu.
ŞEFFAFLIK VE DENETİM ÇAĞRISI
Gazeteci Özlem Gürses ise ifadesinde, deprem döneminde Ahbap veya Babala TV adına herhangi bir bağış çağrısı yapmadığını beyan etti. Sosyal medya paylaşımlarının ve katıldığı yayınların temel amacının yardım kuruluşlarını desteklemek olmadığını belirten Gürses, bu tür sivil toplum yapılanmalarının bağımsız bir şekilde denetlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Gürses, eğer kendi itibarı, bilgisi ve izni dışında bağış toplamak amacıyla kullanıldığının tespit edilmesi halinde şikayetçi olacağını belirtti. Gürses, yardım kuruluşlarının faaliyetlerinin şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiğini vurgularken, deprem döneminde kamuoyunda güven oluşturan iletişim stratejilerinin de eleştirel bir gözle sorgulanması gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.




