Bayındır Söğütözü Hastanesi'nden Pediatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Laden Jaferi, akran ve dijital zorbalığın çocuklar üzerindeki kalıcı etkilerine dikkat çekerek, ailelerin bu konuda erken farkındalık geliştirmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Ergenlik Dönemi ve Zorbalığın Kökleri
Jaferi, ergenlik döneminin kimlik arayışı, bağımsızlık isteği ve sosyal çevrede yer bulma çabasıyla gençlerin hassas bir süreçten geçtiğini belirtti. Akran zorbalığını, bir gencin diğerine fiziksel, sözel, duygusal veya sosyal yollarla kasıtlı olarak zarar vermesi olarak tanımlayan Jaferi, bu davranışın süreklilik göstermesi, güç dengesizliği içermesi ve mağdurun kendini savunamaması gibi özelliklere sahip olduğunu ekledi.
Dijital Zorbalığın Yıkıcı Etkisi
Teknolojinin yaygınlaşmasıyla zorbalığın dijital platformlara taşındığını ve etkilerinin daha yıkıcı olabildiğini belirten Jaferi, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, çevrim içi oyunlar ve e-postalar aracılığıyla yapılan tehdit, hakaret, küçük düşürme veya ifşa gibi eylemlerin dijital zorbalığın temelini oluşturduğunu söyledi. Bu tür zorbalığın 7 gün 24 saat erişilebilir olması nedeniyle gençlerin hem okulda hem de evde huzursuzluk yaşayabileceği uyarısında bulundu.
Ailelerin Rolü ve Çözüm Önerileri
Akran veya dijital zorbalığa maruz kalan gençlerde kaygı, depresyon, içe kapanma, özgüven kaybı ve uyum bozuklukları gibi sorunların sık görüldüğünü dile getiren Jaferi, okul başarısında düşüşten sosyal izolasyona, hatta kendine zarar verme davranışlarına kadar ilerleyen sorunların yaşanabileceğini belirtti. Bu nedenle erken teşhis ve doğru müdahalenin önemine vurgu yaptı. Ebeveynlerin çocuklarının duygularını küçümsememesi, onları dinlemesi ve 'Seni anlıyorum, birlikte çözebiliriz' yaklaşımını benimsemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, sosyal medyadaki gizlilik ayarlarını birlikte kontrol etmeleri ve 'Dijitalde paylaşılan her şey kalıcıdır' mesajını sık sık hatırlatmaları tavsiyesinde bulundu. İnternet kullanımını yasaklamak yerine, çocuğun çevrimiçi aktivitelerini anlamaya çalışmanın daha faydalı olacağını ekledi. Jaferi, sessiz kalmanın zorbalığı desteklemek anlamına geldiğini ve çocukların kendilerini güvende hissettikleri bir ortamın sağlıklı gelişimleri için temel koşul olduğunu vurgulayarak, aileler ve öğretmenler olarak empati kuran, saygılı iletişim becerileri gelişmiş ve duygusal olarak dayanıklı bireyler yetiştirme amacını paylaştı.





