• Ziraat Bankası Reklam
BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 17 Ocak 2026 03:12
Düzenleme : 17 Ocak 2026 03:12

Dijital işgalin duvarlarını kendimiz mi örüyoruz? Sosyal medya devleri milli güvenlik tehdidi mi?

Dijital işgalin duvarlarını kendimiz mi örüyoruz? Sosyal medya devleri milli güvenlik tehdidi mi?
Sosyal medya devleri, veri gizliliği ve algoritmalarla milli güvenliği tehdit ederken, yerel medya dijital kapitülasyon riskiyle karşı karşıya. Yabancı platformlar Türkiye'den milyarlarca dolar kazanıyor.

Başta sosyal medya platformları olmak üzere küresel teknoloji şirketleri, yapay zeka yarışındaki agresif tavırlarıyla dikkat çekiyor. Veri gizliliği, reklam modelleri ve uygunsuz içerikler gibi konularla gündeme gelen bu platformlar, 'Kişisel verilerim güvende mi?' sorusunu yeniden alevlendiriyor.

morgan yeni köy

Şeffaflık Eksikliği ve Veri Toplama Tehlikesi

Uzmanlar, bu şirketlerin veri kullanımı konusunda yeterli şeffaflığı sunmamasının yanlış bilgilendirme ve panik ortamını beslediğini belirtiyor. Kullanıcıların haklarını tam olarak anlayabilmeleri için kullanım koşullarının karmaşıklığına dikkat çeken siber güvenlik analisti Krystyna Sikora, firmaların bu durumu kendi lehlerine kullandığını ifade ediyor. Instagram, Facebook, X ve Google gibi platformlar, kullanıcılara açık paylaşımları yapay zeka eğitimi ve izinsiz reklamlar için kullanmadıklarını söyleseler de, gerçekler farklı. Herkese açık fotoğraflar, gönderiler ve mesajlar, bu firmaların ana veri kaynağını oluşturuyor. Hatta hesabı olmayan kişilerin bile etiketlenmesi durumunda verilerine dolaylı olarak ulaşılabiliyor. Gmail'deki 'akıllı özellikler' de varsayılan olarak açık gelerek e-posta içeriklerinin yapay zeka tarafından analiz edilmesine olanak tanıyor.

Uluslararası Boyutta Yükselen Endişeler ve Milli Güvenlik Boyutu

Google'ın 13 yaş altı kullanıcı verilerini yapay zeka eğitimi için kullandığına dair açıklamalarına rağmen, bazı davalar Gemini'ın özel e-postalara erişim kazandığını iddia ediyor. Bu durum, Kaliforniya Gizliliğin İhlali Yasası'na aykırılık iddialarını gündeme getiriyor. Bölgesel düzeyde de sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamalar artıyor. Avustralya, 16 yaş altı için sosyal medya kullanımını yasaklarken, Danimarka, Malezya, Teksas ve Utah gibi yerlerde de benzer adımlar atılıyor. Malezya İletişim Bakanı Fahmi Fadzil, internetin güvenli ve erişilebilir olması gerektiğini vurgulayarak platformlara lisans şartı ve denetimlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Türkiye'de ise yabancı dijital platformlar, yasal mevzuatlara tam uyum sağlamamakla birlikte milyarlarca lira gelir elde ediyor. Uzmanlar, bu platformların sadece ekonomik kayıp yaratmakla kalmayıp, algoritmalar aracılığıyla ülkenin iç dinamiklerine müdahale ettiğini vurguluyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yabancı platformların faaliyetlerini 'milli güvenlik sorunu' olarak nitelendirerek, Türkiye'deki denetimsizliğin yeni bir saldırı alanı oluşturduğunu dile getiriyor. Bu platformların toplumsal algıyı şekillendirebildiğini, siyasi ve sosyal gerilimleri tetikleyebildiğini belirten Kırık, Gazze'deki çatışma görüntülerinden insanlık dramına kadar her içeriğin algoritmalarla reklam gelirine dönüştüğünü ve elde edilen ekonomik değerin emperyal güçlerin kasasına aktığını ifade ediyor.

ALTUN REKLAM

Dijital Kapitülasyon: Yerel Medya Kan Kaybediyor

Verilere göre, yerel ve geleneksel medyanın reklam gelirlerindeki payı dramatik bir düşüş gösteriyor. 2014'te reklam harcamalarının neredeyse tamamı yerel medyadayken, dijitalin payı yüzde 20 idi. 2024'te ise yabancı platformların payı yüzde 74'e ulaştı. Bu durum, yerel medyanın ayakta kalmasını zorlaştırırken, haksız rekabet ortamı yaratıyor. Yabancı şirketlerin vergi ve içerik sorumluluğu gibi konularda yerli şirketler kadar yükümlülük altına girmemesi, 'dijital kapitülasyon' benzetmelerine neden oluyor. Uzmanlar, yabancı sanal medya ve dijital platformların uzun yıllardır bulundukları bölgelerde sessiz bir işgal gerçekleştirdiğini, Türkiye'ye yatırım yapmayıp istihdam da sağlamadıklarını ancak buradan kazandıkları milyarlarca doları kendi ülkelerine götürdüklerini belirtiyor.