Doğu Ekspresi’nin popülerleşmesiyle birlikte kış turizminin merkezi haline gelen Kars, yöresel lezzetleriyle ekonomisini canlandırmaya devam ediyor.
Haberciliyiz.org'da yer alan habere göre, şehrin marka değeri olan kaz eti, yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği menülerin başında geliyor. Ancak bu yoğun ilgi, madalyonun diğer yüzünü; yani üretimdeki yetersizliği ve destek ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
"Tavukçuluğa Benzemez: 6 Ay Bak, Bir Sezon Kes"
Kaz yetiştiriciliğinin zahmetli yolculuğunu anlatan 60 yıllık üretici Münevver Esmeray, bu işin sabır gerektirdiğini vurguluyor. Esmeray süreci şöyle özetliyor:
"Kazcılık 12 ay süren bir fabrika değil. Yaz başında doğan yavrular, yaz sonunda ancak kesim olgunluğuna erişiyor. Bizim kazlarımız dağda bayırda, suyun başında büyür. Arpa ile beslenir, kilometrelerce alan gezerler. Eğer bu doğal döngü bozulursa ne eti lezzetli olur ne de hayvan kilo alır."
Kars'ın Kazı Muş Yollarından
Haberin en çarpıcı noktası ise Kars’ın kendi ihtiyacını karşılayamaması. Sektör temsilcileri, teşvik ve hibelerin hayvancılığın bu branşında çok kısıtlı kaldığını belirtiyor. AB destekleri ve devlet hibelerinde büyükbaş hayvancılığa tanınan imtiyazların kazcılıkta olmaması, üretimi sınırlıyor.
Piyasadaki arz açığı nedeniyle Kars’takiler rotayı Muş ve Bitlis’e çevirmiş durumda. Özellikle Muş’tan getirilen kazlar Kars mutfağındaki boşluğu doldursa da üreticiler bir farka dikkat çekiyor: Muş ve Bitlis’ten gelen kazların boyutları, Kars’ın geleneksel yöntemlerle yetiştirilen devasa kazlarına oranla daha küçük kalıyor.




