DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı ve Su ve Enerji Yöneticisi Hüseyin Erkin, Edirne tarımının tarihsel gelişimini ele aldı.
Geçmişte daha fazla çeşitlilik vardı
Erkin, geçmişte Edirne'de buğday, arpa, çavdar, mısır gibi birçok ürünün yetiştirildiğini, ancak günümüzde tarımsal üretimin buğday ve ayçiçeği gibi sınırlı ürünlerle yoğunlaştığını belirtti. Traktör kullanımının 1950'li yıllarda başlamasıyla birlikte tarımda önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Erkin, kırsal nüfusun azalmasının da bu duruma etkisi olduğunu vurguladı.
Mekanizasyon planlı yürütülmüyor
Erkin, Edirne'deki traktör sayısının 30 bin civarında olduğunu ve bu traktörlerin yılda ortalama 500 saat çalıştığını belirtti. Oysa bir traktörün yıllık en az 1500 saat çalışabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyleyen Erkin, bu durumu tarımda “ölü yatırım” sorununa örnek gösterdi. Üretim modelinin değiştirilmesi gerektiğini savunan Erkin, kooperatifçilik ve şirket bazlı üretim yöntemlerinin benimsenmesini önerdi.
İstanbul pazarı fırsat yaratıyor
Edirne'nin İstanbul'a yakınlığının tarımsal üretim açısından önemli bir avantaj sağladığını belirten Erkin, 15 milyonluk İstanbul pazarının Edirne tarımı için büyük bir gelir kaynağı olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, Balkan ülkelerine yönelik ihracat potansiyelinin de değerlendirilebileceğini ifade etti. Son olarak, seracılığın yaygınlaştırılmasının kent ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı.





