DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Enez'in tarih boyunca Balkanlar, Trakya ve İstanbul'u birbirine bağlayan stratejik bir merkez olduğunu vurgulayarak, Meriç Nehri ve Enez Limanı'nın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
ENEZ'İN TARİHSEL VE STRATEJİK ÖNEMİ
Hüseyin Erkin, Enez'in coğrafi ve lojistik avantajlarına rağmen yeterince değerlendirilemediğini dile getirdi. Meriç Nehri'nin Antik Çağ'dan Osmanlı'ya uzanan süreçte Balkanları Ege Denizi'ne bağlayan en önemli suyolu olduğunu ve Enez Limanı'nın yüzyıllar boyunca Edirne ve İstanbul'un ticaret kapısı olarak hizmet verdiğini belirtti. Osmanlı döneminde tahıl, gıda ve ticari malların Meriç üzerinden Enez'e, oradan deniz yoluyla İstanbul ve Avrupa'ya taşındığını hatırlatan Erkin, 19. yüzyıla kadar Enez Limanı'nın bu işlevini sürdürdüğünü ifade etti.
MERİÇ DELTASI VE SULAK ALANLARIN TEHDİT ALTINDA OLMASI
Cumhuriyet döneminde de Meriç Nehri'nin önemini koruduğunu söyleyen Erkin, Atatürk'ün talimatıyla 1934'te imzalanan Ankara Antlaşması ve sonrasında yürütülen ortak ıslah projelerine dikkat çekti. Meriç Deltası, Gala Gölü ve Dalyan Gölleri'nin dünya ölçeğinde önemli sulak alanlar olduğunu vurgulayan Erkin, yanlış tarım uygulamaları ve Ergene Nehri kirliliğinin bu ekosistemi tehdit ettiğini söyledi. 1970'li yıllarda balıkçılıkla öne çıkan Enez'in zamanla bu ivmeyi kaybettiğini belirtti.
POTANSİYELİN DEĞERLENDİRİLMESİ ÇAĞRISI
Erkin, Enez Limanı'nın standart bir limana dönüştürülmesi ve sulama projeleriyle tarımın geliştirilmesi halinde bölgenin yeniden ekonomik bir merkez haline gelebileceğini ifade etti. Erkin, "Enez, sahip olduğu potansiyelle makûs talihini kırabilir" değerlendirmesinde bulundu.




