Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'daki temaslarının ardından dönüş yolunda gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin hem Doğu hem de Batı ile dengeli ilişkiler kurabilen bir ülke olduğunu vurguladı.
Şanghay İş Birliği Örgütü ve 'Yeniden Asya' Vizyonu
Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine onur konuğu olarak katıldığını ve 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış töreninde yer aldığını belirtti. ŞİÖ'nün giderek büyüyen bir bölgesel yapı haline geldiğini ve Türkiye'nin bu geniş coğrafya ile ilişkilerini güçlendirme çabasında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, 2019'da duyurulan "Yeniden Asya" girişiminin de bu çok taraflı ve iş birliğine dayalı diplomatik anlayışın bir yansıması olduğunu kaydetti. ŞİÖ zirvesi kapsamında Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya liderleriyle bir araya geldiğini, ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile de fikir alışverişinde bulunduğunu aktaran Erdoğan, ŞİÖ ile ilişkilerin daha da ileriye taşınabileceğini söyledi. Erdoğan, bu örgütle tam üyeliğin Batı'dan kopuş anlamına gelmediğini, hedeflerinin "360 derecelik bir vizyonla" Türkiye'nin küresel etkisini artırmak olduğunu belirtti.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Mekke İttifakı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmede Rusya-Ukrayna savaşının ele alındığını belirten Erdoğan, görüşmenin samimi ve verimli geçtiğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm, yatırımlar ve Karadeniz'deki güvenlik konularının gündeme geldiğini ifade eden Erdoğan, savaşın barışla sona ermesinin hem bölge hem de dünya için en hayırlı gelişme olacağını dile getirdi. İstanbul'da yapılan Mekke İttifakı toplantısının da önemine değinen Erdoğan, ittifakın askeri, siyasi ve teknik boyutlarının değerlendirildiğini, bölgede istikrar ve güvenlik için kurulduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin takvimden çok bir hedef meselesi olduğunu, devlet ciddiyetiyle yürütüldüğünü ve örgütün fiilen silah bırakmasının önemini belirtti. Toplumsal bütünleşmeyi zedeleyen söylemleri kabul etmediklerini, farklılıklarla birlikte Türkiye paydasında kenetlenilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu yaklaşımı "Büyük Türkiye Mutabakatı" olarak tanımladı. Suriye'de YPG-PYD'nin fesih kararını olumlu karşıladıklarını ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını istediklerini söyledi. F-35 programına yeniden dahil olma sürecinin devam ettiğini ancak KAAN projesi ve yerli hava savunma sistemlerini geliştirme hedefinden vazgeçilmediğini, Türkiye'nin seçeneklerini artırdığını belirtti. Karadeniz'de ticari gemilerin güvenliğine dikkat çeken Erdoğan, tahıl krizinin Afrika'da yeniden baş gösterdiğini ve sorunun büyümeden çözülmesi gerektiğini kaydetti. Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmayı sürdürmesi halinde Türkiye'nin gerekeni yapacağını, ancak kimsenin toprağında gözleri olmadığını belirtti.





