Erzurum'da bulunan 258 yıllık Şeyhler Camisi, minaresindeki eşsiz güneş saatiyle görenleri hayrete düşürüyor. 1767 yılında külliye olarak inşa edilen bu Osmanlı mirası, klasik Erzurum mimari özelliklerini yansıtırken, minare kaidesindeki bu detayla diğer camilerden ayrılıyor.
GÜNEŞ SAATİNİN SIRRI
Caminin inşasından dört yıl sonra, 1771'de Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin oğlu Fehim Efendi tarafından yapılan güneş saati, minarenin güney cephesindeki 85 santimetre yüksekliğinde ve 71 santimetre genişliğindeki bir kamber taşına işlenmiş. Namaz vakitlerini, özellikle kerahat vaktinin geçmemesi için belirlemek amacıyla yaptırılan saatin özel bir mekanizması bulunmuyor. Metal bir çubuk ve taş üzerindeki çizgilerden oluşan sistem, güneşin konumuna göre gölge boyunu ölçerek zamanı gösteriyor.
TEK VE ÖZGÜN BİR ÖRNEK
Atatürk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Haldun Özkan, bu güneş saatinin Anadolu'daki diğer örneklerden çok farklı olduğunu vurguluyor. Özkan, "Anadolu'da birçok güneş saati örneği var, ancak minare kaidesine yapılmış tek örnek olarak Şeyhler Camisi'ndeki bu saatten bahsedebiliriz" diyor. Saatin üzerinde 'Eser-i Fehim 1185' hicri tarihinin yazılı olduğunu ve bunun Fehim Efendi'ye işaret ettiğini belirtiyor. Saat, korunaklı yükseklikte olması sayesinde orijinal haliyle günümüze kadar ulaşmış durumda.
OSMANLI MİMARİSİNDE BİR İNCİ
Şeyhler Camisi, tek kubbeli, kare planlı yapısı, kesme taş işçiliği ve kısa gövdeli minaresiyle tipik Erzurum Osmanlı camilerinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Caminin yanında bir medrese, hamam ve çeşmeden oluşan külliye yapısı da bulunuyor. Prof. Dr. Özkan, caminin ilk olarak 1719'da ahşap minareli olarak yapıldığını, 1767'de ise bugünkü haline kavuştuğunu kayıtlardan aktarıyor. Bu tarihi yapı, sadece mimarisiyle değil, barındırdığı bu nadide güneş saatiyle de kültürel mirasımızın önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor.




