“Hiçbir çocuk üşüyerek okula gitmemeli” diyen Kaya, eğitime adanmış örnek bir duruş sergiliyor.
Erzurumlu iş insanı Ferit Kaya, yalnızca yaptığı yardımlarla değil, öğrencilerle kurduğu gönül bağıyla da dikkat çekiyor. Kaya’nın öncülüğünde hayata geçirilen projeler sayesinde kırsalda yaşayan yüzlerce, hatta binlerce öğrenci Erzurum ile tanıştı. Ancak bu projeler sadece bir şehir gezisinden ibaret kalmadı; soğuk kış günlerinde üşüyen çocuklara da umut oldu.
Öğrenciler arasında “Ferit Abi” olarak anılan Kaya’ya yazılan mektuplar ve gönderilen e-postalar, yardım çağrılarının en samimi adresi oldu. Erzurum’un yanı sıra Muş’tan kendisinden yardım isteyen öğrencilerin mektuplarına da sessiz kalmayan Ferit Kaya, bu çağrılara birebir karşılık vererek Muş’taki ihtiyaç sahibi öğrencilere mont ve kaban gönderdi. Kaya, kendisine ulaşan her öğrencinin talebine tek tek cevap vererek yardımın yalnızca maddi değil, manevi bir sorumluluk olduğunu bir kez daha gösterdi.
“Hiçbir çocuğun okula üşüyerek gitmesini istemiyorum” sözleriyle eğitime bakışını özetleyen Kaya, tüm imkanlarını çocukların geleceği için seferber ediyor. Ona göre eğitim sadece ders kitaplarından ibaret değil; bir çocuğun kendini güvende hissetmesi, değerli olduğunu bilmesi ve hayallerine inanmasıyla başlıyor.
Ferit Kaya, eğitimin toplumları değiştiren en güçlü unsur olduğuna inanıyor. Bu yüzden kazancını ve zamanını çocukların eğitimine adamış durumda. Erzurum’un sert kışında minik ayaklara giydirilen her mont ve kaban; aslında bir çocuğun hayaline atılan sıcak bir imza oluyor.
Bugün yüzlerce öğrenci, Ferit Kaya sayesinde sadece okula daha sıcak gitmiyor; aynı zamanda iyiliğin, paylaşmanın ve dayanışmanın ne demek olduğunu da öğreniyor. Erzurum’dan başlayıp Muş’a uzanan bu iyilik hikayesi, eğitimin vicdanla birleştiğinde nasıl bir güce dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor.




