Yaklaşık yarım milyar ışık yılı uzaklıkta, Markarian 501 galaksisinin kalbinde, iki devasa süper kütleli kara deliğin kozmik bir dansın sonuna yaklaştığına dair güçlü kanıtlar ortaya çıktı. Bilim insanları, bu tarihi çarpışmanın, eğer doğrulanırsa, insanlık tarihinde ilk kez gerçek zamanlı olarak izlenebileceğini düşünüyor.
İKİ KARA DELİK Mİ BİRLEŞİYOR?
Yarım milyar ışık yılı ötedeki bu galaksideki sıra dışı ışık sinyallerini inceleyen araştırmacılar, tek bir süper kütleli kara deliğin varlığı yerine, birbirlerinin yörüngesinde dönen iki dev kara deliğin bulunduğunu öne sürüyor. Bu iddia, Almanya'daki Max Planck Institute for Radio Astronomy liderliğindeki uluslararası bir ekibin 23 yıllık gözlemlerine dayanıyor. Radyo teleskoplarıyla yapılan uzun vadeli izlemeler, galaksinin merkezinden yayılan iki farklı yüksek hızlı madde akışının varlığını ortaya koydu. Bu yapıların en olası açıklaması, birbirine çok yakın mesafede dönen iki süper kütleli kara delik olarak değerlendiriliyor.
KOZMİK ÇARPIŞMA YAKLAŞIYOR
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, bu devasa gök cisimlerinin kozmik ölçekte oldukça kısa bir sürede, yaklaşık bir asır içinde birleşebileceği tahmini. Elde edilen veriler, sistemde hem yaklaşık 7 yıllık bir "sallanma" hareketi hem de 121 günlük daha kısa bir döngü olduğunu gösteriyor. Bu kısa periyot, iki kara deliğin birbirine son derece yakın bir yörüngede döndüğünü ve "son parsek problemi" olarak bilinen, kara deliklerin birbirine yaklaşmasını zorlaştıran kritik eşiği aşmış olabileceğini düşündürüyor. Bu gözlemler, astrofizikteki bu uzun süredir devam eden gizeme yeni bir ışık tutuyor.
TARİHİ BİR GÖZLEM FIRSATI
Eğer bu bulgular kesinleşirse, süper kütleli kara deliklerin birleşmesi gibi olağanüstü bir kozmik olayın gerçek zamanlı olarak gözlemlenmesi, bilim tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir an olacak. Normalde milyarlarca yıl süren bu tür birleşmelerin, bu sistemde bir insan ömründen kısa bir sürede gerçekleşebilecek olması, bilim insanlarını heyecanlandırıyor. Bu sürecin, özellikle düşük frekanslı kütle çekim dalgalarını tespit edebilen gelişmiş gözlem sistemleriyle izlenmesi planlanıyor.




