Muş ve Erzurumun yaylalarında yaz aylarını geçiren göçerler, havaların soğumasıyla birlikte binlerce hayvanıyla birlikte sıcak bölgelere doğru dönüş yolculuğunu sürdürüyor. Bu geleneksel göç, doğanın döngüsüne uyum sağlayan insanların yaşam mücadelesini gözler önüne seriyor.
UZUN VE MEŞAKATLİ YOLCULUK
İlkbaharda hayvanlarını verimli meralarda otlatmak amacıyla yaylalara çıkan göçerler, yaklaşık 5 ay süren konaklamalarının ardından kış mevsimini geçirmek için Güneydoğu Anadolunun daha sıcak bölgelerine doğru yola çıkıyor. Erzurumun Karayazı yaylasından gelen besici Halis Esmer, yaklaşık 40 gündür yolda olduklarını ve daha bir aylık bir yolculuklarının kaldığını belirtti. Koyunlarının gebe olması nedeniyle kamyonlarla taşınmadığını ve kısa süre sonra doğum yapacaklarını ifade etti.
GEÇİM KAYNAĞI HAYVANCILIK
Göçerlerden Hasan Karabulut, geçimlerini tamamen küçükbaş hayvanlardan sağladıklarını ve yaylalarda kaldıkları süre boyunca süt, yoğurt ve peynir gibi ürünler elde ettiklerini dile getirdi. Doğu Anadolunun serin ve su açısından zengin yaylalarının, hayvancılık için oldukça verimli olduğunu vurgulayan Karabulut, günde ortalama 7-8 kilometre yol yürüdüklerini ve 1550 küçükbaş hayvanıyla birlikte yaklaşık 55 günlük bir yolculukları olduğunu söyledi. Gece konaklayıp gündüz yola devam eden göçerler, doğanın zorlu koşullarına rağmen yaşamlarını sürdürüyor.




