Ünlü oyun serisi GTA'nın yapımcısı Rockstar Games, sonbaharda gerçekleştirdiği toplu işten çıkarmalarla gündeme bomba gibi düştü. İngiltere ve Kanada'daki ofislerinde yaşanan bu personel kıyımı, sadece oyun dünyasında değil, siyasetin de dikkatini çekti. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, konuyu bizzat inceleme kararı aldı.

MECLİSE TAŞINAN İDDİALAR
İşçi Partisi Milletvekili Chris Murray, 10 Aralık'ta konuyu parlamentoya taşıyarak Rockstar'ın işten çıkarma politikalarını gündeme getirdi. Şirket yetkilileriyle bir araya geldiğini belirten Murray, Rockstar'ın İngiltere iş yasalarına tam olarak uyduğuna dair kendisine güvence verilmediğini ifade etti. Milletvekili, yaşananların, sendikalaşmayı engelleme girişimi olabileceği endişesini taşıdığını dile getirdi. Murray, Başbakan Starmer'a "Kârı ne olursa olsun tüm şirketlerin yasalara uyması gerekmez mi?" sorusunu yönelterek konunun önemini vurguladı. Başbakan Starmer ise durumu "son derece endişe verici" olarak nitelendirdi ve hükümetin işçi haklarını güçlendirme konusundaki kararlılığını yineleyerek, ilgili bakanlıkların vakayı detaylıca araştıracağını taahhüt etti.
AĞIR KUSUR MU, SENDİKA DÜŞMANLIĞI MI?
Olayın merkezinde, 31 çalışanın işine son verilmesi yer alıyor. Rockstar'ın sahibi Take-Two, bu kararın gerekçesinin "ağır görevi kötüye kullanma" (gross misconduct) olduğunu savunuyor. Ancak İngiltere Bağımsız İşçiler Sendikası (IWGB), bu savunmayı reddederek şirketin, örgütlenen çalışanları tasfiye etmek suretiyle sendikalaşmanın önüne geçmeye çalıştığını iddia ediyor. Milletvekili Chris Murray de Rockstar ile yaptığı görüşmelerden tatmin olmadığını belirterek, "Bu 31 kişinin derhal kovulmasını gerektirecek tam olarak ne yaptıkları konusunda bilgilendirilmedim" diyerek sürecin şeffaf olmadığını vurguladı. Sendika ise işten çıkarılan işçilerin geri alınmasını ve sendikal hakların tanınmasını talep ediyor. Siyasi boyut kazanan bu kriz, oyun sektöründeki çalışma koşulları ve sendikalaşma hakkı üzerine önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor.




